İvan İlyiç sözü sürekli nasıl göründüğüne getirmeye çalıştıysa da kayınbiraderi bu konuya girmekten hep kaçtı. İvan İlyiç odasına kapanıp aynanın karşısına geçti, önden, yandan kendini incelemeye başladı. Karısıyla olan resimlerini alıp aynadaki kendisiyle karşılaştırdı. Fark muazzamdı.
Aslında her şey, gerçekte o kadar zengin olmadıkları halde zenginlere benzemek isteyen, bu yüzden de ancak birbirlerine benzeyebilen insanlarınki gibiydi: Ağır Şam ipeklileriyle kaplı abanoz ağacından möbleler, çiçekler, halılar, bronzlar, koyu renk ve ışıltı...
İvan İlyiç, emrindeki insanlara eşitleriymiş gibi davranmaktan, onlara, kendilerini ezebilecek durumda olmasına karşın böyle yapmadığını, arkadaşça bir ilişki içinde olmayı yeğlediğini hissettirmekten hoşlanırdı.