Ahmet Ümit, her okuyuşumda beni şaşırtan ve diyardan diyara götüren bir yazar. İlk olarak, Kayıp Tanrılar Ülkesi ile tanımıştım ve okuduğum dönemi hala çok net hatırlarım. KTÜ bende gerçekten çok büyük bir etki bırakmıştı. Daha sonrasında Ahmet Ümit'in kitaplarını biriktirmeye başladım. İşte böylece okumuş oldum Ninatta'nın Bileziği'ni. Yasak aşk oluşu ve Ninatta'nın kendi bakışından aşkı yansıtışı başlarda hoşuma gitmese de zamanla onların evrenine girebildim ve yer yer bu çifte çektikleri acılardan dolayı üzüldüm. Sonu beklediğim gibi olmadı, aksine daha çok hoşuma gitti. Ahmet ÜmitNinatta'nın Bileziği
değişmiş, çok değişmiş
halim, tavrım, duruşum
aynada kaybolmuşum
bana yabancı artık
etim, kemiğim, derim
unutmuş o ahbapça
bakışını gözlerim
yüzüm tanınmaz olmuş
benim değil bu saçlar
hepsi bembeyaz olmuş
kaybolmak ne kadar zor
gören varsa söylesin
bir kayıp aranıyor