Sandım ki yüreğimde bir muska niyetine taşıdığım aşk bizi her tür fitne fücurdan muhafaza eder, kötülükleri ırak eyler. Dünyanın kimi vakit bir sürgün ve mahpushane, insanınsa karanlık bir gölge olabileceğini nasıl da unutmuşum. Bir kadını sevince, bunca kötülüğü hayata yakıştıramıyor insan.
Pes etmişti, her şeye boş vermişti. Pes etmenin de kendine has bir özgürlük hissi vardı; tüm beklentilerden azade, akıntının mecalsiz bıraktığı küçük bir balık kadar hürdü.
Kader ne tuhaf; kimin hafızasından sonsuza dek güzel kalabilmek için didinip ihtimam gösteriyorsak, en çirkin halimiz onların hatırasında saklı kalıyor. Çünkü sevgi yaralar, bir türlü iyileşmek bilmeyen hakiki yaralar sadece sevginin kudretinden doğar. Diğerleriyse geçer, bir an gelir, şifalı bir kelime, merhametli bir el, hassas bir gönül dokunur ve geçer gider. Sevgi geçmeyen yaralarla sınanır. Yüreğinde saplı duran hançere sabretmeni bekler.