"-Ama bak ,okumaya bayılırım.
-Gerçek mi, Joe?
-Bayılırım hem de.Elime şöyle güzel bir kitap,güzel bir gazete versinler,güzel bir ateşin başına oturtsunlar,başka bir şeycikler istemem. "
"Yoksa siz de lafı dolandırdığımı mı düşünüyorsunuz? Ben kelimeleri böyle itina ile seçer konuşurum efendim.İçimde cümleler büyütür onları teller pullar, hakkını veririm.Özellikle mektup yazarken çok süslü güzel şeyler yazabilirim.Ama herhangi biri ile konuşmaya başladıktan üç beş dakika sonra güzel cümleler anlamsız kalıyor. Konuşmaya başladığımda edalı bir kuğu gibi salınmaya başlayan cümlelerim karşı tarafın özensiz hâl ve hareketleri yüzünden suya daldırdığı boynunu bir daha çıkaramaz oluyor. "Değmez" diyorum, bu insanlar için konuşmaya, sözleri ölçüp biçmeye değmez. Sal gitsin dudağından heceleri, bir tütünü çigneyip tükürüyor gibi."