Gökşin

Kurtuluş Projesi’ne Başka Bir Açıdan Bakmak
Puan vermedi·536 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Biz insanlar tarih boyunca gökyüzünü izledik. Yıldızları merak ettik. Bazılarının sabit durmadığını fark edip onlara “gezegen” dedik. Kimi zaman yıldızları cennet sandık; buradaki hayatımızdan sonra oraya gideceğimize inandık. Teleskoplar yaptık, daha yakından bakmaya çalıştık, hayaller kurduk, yeşil Marslılar düşledik. Oraya gitmenin yollarını aradık ve sonunda roketi icat edip uzaya çıktık. İnsanlık tarihinde ilk kez başka bir gök cismine, Ay’a ayak bastık. Şimdi gözümüz Mars’ta. Sıradaki hedefimiz Mars. İleri! Peki Eridyanların yıldızları keşfi nasıl oldu? Onlar görmüyor. Gezegenlerindeki basınç Dünya’nın yaklaşık 29 katı. Atmosferleri son derece yoğun ve amonyak dolu. Güneş ışığı yeryüzüne çok sınırlı miktarda ulaşıyor. Karanlıkta yaşıyorlar. Ama bundan şikâyet etmiyorlar; çünkü gözleri yok. Gözün evrimi için biyolojik bir motivasyonları da yok. Peki bu koşullarda uzayı, yıldızları, astrofajı ve Tau Ceti’yi nasıl keşfettiler? Buradan itibaren, kitapta verilen bilgilerden yola çıkarak ama kitapta açıkça anlatılmayan kısımlar üzerine bilinçli bir spekülasyon yapacağım. Eridyanlar kısa boylu, köpek büyüklüğünde, örümcek benzeri ve yere çok yakın yaşayan canlılar. Gezegenlerinin yüksek yerçekimi, aşırı atmosfer basıncı ve yoğun atmosferi onları bu şekilde evrimleştirmiş. Yüksek basınca dayanabilen kalın, karpaks benzeri yapıları aynı zamanda sonar titreşimlere karşı olağanüstü hassas. Onlar için “algılamak”, görmek değil duymak. Işığı görmezler; ancak gece–gündüz döngüsünün yarattığı sıcaklık ve basınç farklarını algılayabilirler. Böylece zamanın döngüsel doğusunu, gün kavramını ve kendi güneşlerinin varlığını sezmiş olmaları muhtemeldir. Eğer bir ya da birden fazla Ay’ları varsa — ya da sistemlerinde gezegenlerine gelgit etkisi yapan başka büyük kütleli
Kurtuluş ProjesiAndy Weir · İthaki Yayınları · 20251,699 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·624 syf.··
2026 1. kitabı
Anubis Kapıları, sadece bir zaman yolculuğu hikayesi değil. Kimlik, kader, irade ve tarih gibi kavramları aynı anda sorgulayan, bunu yaparken de okuru yormayan ama sürekli tetikte tutan çok özgün bir roman. Tim Powers, büyüyü ve doğaüstünü ayrı bir fantastik evren kurarak değil, gerçek tarihin ve gerçek mekanların içine yerleştirerek anlatıyor. Bu yüzden kitap, fantastik olmasına rağmen hiçbir zaman masalsı ya da çocuk kitabı gibi hissettirmiyor. Buradan sonrası kitabın olay örgüsüne dair spoiler içerir. Hikaye, 1983’te yaşayan Brendon Doyle’un, zengin ve hasta Darrow’un düzenlediği bir zaman yolculuğu deneyine katılmasıyla başlıyor. Anubis Kapıları açıldığında "zaman", hikayemizin ana unsuru hâline geliyor. Doyle’un bu yolculuğa çıkmasının temel nedenlerinden biri, hakkında çok az şey bilinen şair William Ashbless’e dair bilgi toplamak ve biyografisindeki boşlukları doldurmaktır. Ancak zaman ilerledikçe Doyle, geri dönüşü olmayan bir zaman döngüsünün içine çekilir. Kahramanımız, mahsur kaldığı 1810 yılı Londra’sında hem hayatta kalmaya hem de Ashbless hakkında bilgi toplamaya çalışırken roman, alışıldık “geçmişe gidip geri dönme” anlatılarından ayrılır. Zaman ve olaylar lineer ilerlemez; kimlikler bulanıklaşır, kimin kim olduğu sürekli bir soru işareti yaratır. Okur da Doyle’la birlikte, ipuçlarını birleştirmeye çalışan bir dedektif gibi metnin içinde ilerler. Buna rağmen roman hiç ağırlaşmaz; aksine, tüm bu karmaşıklığa karşın şaşırtıcı bir akıcılıkla sürükleyip götürür. Romanın en çarpıcı yönlerinden biri, Doyle’un William Ashbless’e dönüşme süreci. Ashbless’in biyografisini 1983 yılında okuruz; ölüm tarihi bile bellidir. Buna rağmen Doyle, 1810'da adım adım bu hayatı yaşamak zorunda kalır. Bu noktada kitap, çok güçlü bir soru sorar: Eğer hayatın yazılıysa,
Anubis KapılarıTim Powers · Alfa Yayınları · 202074 okunma
8/10
·188 syf.··
2020 9. kitabı
·
310 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2020 17:36
"Sinirlenmek bir işe yaramaz evlat, hasta olmanın ilk şartı sabırlı olmayı öğrenmektir." Bir nöroloji profesörü olan Oliver Sacks bu kitabında doktor kimliğini bir kenara bırakıp hasta yatağından bizlerle konuşuyor. Bir kaza eseri bacağını sakatlayıp, sakatlamakla da kalmayıp; bacağının zaman ve mekandan yok oluşunu, sonrasında ise iyileşme sürecini anlatırken benlik kavramına ve egoya değiniyor.
Dayanacak Bir BacakOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 2020176 okunma
10/10
·295 syf.··
2019 48. kitabı
Bir kitaptan esinlenerek yapılmış film ve dizilerin önce kitabının okunması, ardından film/dizinin izlenmesi taraftarıyımdır. Fakat bu kitapta işler biraz farklı. Dizinin cok tutulmasıyla kitap yazılmış olduğundan hikayenin arkaplanıyla ilgili bilgi Supernatural dizisinden öğrenilebilir. Bu yüzden ilk önce diziyi izlemenizi öneriyorum tabi eğer bir fantastik severseniz.
Supernatural - Bir Daha AslaKeith R.A. DeCandido · Artemis Yayınları · 2018294 okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
Kitaplardan hoşlanıyor musunuz? Peki ya rüyalardan? En yakın arkadaşı Frieda'yla orta halli bir kitapçı işleten Kitty Miller'ın gerçek hayatı ve düşleri arasında gidip geleceksiniz. 1962'de geçen hikayede , yer yer dönemin popüler müzik ve kitaplarından da söz edilmesinden ayrıca tat alacağınız, bir solukta okunacak bir kitap. İyi okumalar dilerim :))
Tozlu Rüyalar KitapçısıCynthia Swanson · Martı Yayınları · 20151,252 okunma