millerrhaynis

millerrhaynis
ıntj books-movies-games
ilahiyat (ing.)
Marmara University
28 okur puanı
Mart 2025 tarihinde katıldı
Ruhunuz, mantık ve muhakemenizin tutku ve nefsinizle çarpıştığı bir savaş alanıdır çoğunlukla. Keşke barış getirebilseydim ruhlarınıza, ihtilaf ve muhalefeti birlik ve ahenkle değiştirebilseydim! Fakat nasıl mümkün olabilir bu, içinizdeki her elementin âşığı olarak siz kendi kendinize barış getirmeden? Mantık ve tutku denizci ruhunuzun dümeni ve yelkenidir. Yelkeniniz veya dümeniniz bozulursa eğer, sarsılıp sürüklenebilir, açık denizin ortasında öylece kalabilirsiniz. Çünkü mantık tek başına hükmettiğinde gücü esir eder; tutku ise esriktir, kendi felaketine yanan bir ateştir. Öyleyse ruhunuzun mantığı tutku seviyesinde yüceltmesine izin verin, şarkı söyleyebilsin böylece; İzin verin mantık yol göstersin tutkunuza, zira tutkunuz her gün ölüp sonra dirilir yeniden ve tıpkı Zümrüdüanka gibi doğar küllerinden. Muhakemenizi ve nefsinizi evinizde ağırladığınız iki sevgili misafir olarak görün!
Sayfa 41·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ve kan ağladı içim; ancak özgürlüğünü aramak istemek bir boyunduruk olmadığında, özgürlükten bir amaç ve bir ikmal olarak bahsetmeyi bıraktığınızda özgür olabilirsiniz zıra. Günleriniz aldırmazlıktan, geceleriniz arzu ve kederden arındığında özgür olabilirsiniz. Fakat eğer bunlarla kuşanırsa günleriniz, üzerinde yükselirsiniz çırılçıplak ve bağımsızca. Peki, nasıl yükseleceksiniz günler ve gecelerinizin üzerinde, öğlen vakti vurulan zincirlerinizi kıramazsanız eğer tasavvurunuzun şafağında?
Sayfa 39·Kitabı okudu
Tıpkı bir yaprağın tek başına değil, tüm ağacın sessiz bilgeliğiyle sararabileceği gibi, Günahkar da işleyemez günahı, olmadan hepinizin rızası. Hem yol hemde yolcusunuz aynı anda.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Vermekten sakındığınız bir şey var mı? Her şey bir gün verilir; O hâlde şimdi verin, verin ki vârisleriniz değil, siz yaşayabilin vermedeki tadı. Hep dersiniz ki vereceğim ama hak eden birine. Ne bahçenizdeki ağaçlar böyle söyler ne de çayırınızdaki sürü. Durduğunda çürüyecek olanı yaşayabilsin diye verir onlar. Kendisine verilen gün ve geceleri hak eden biri sizden gelecek şeyi elbette ki hak eder. Ve hayat okyanusundan içmeyi hak eden biri kâsesini doldurabilmelidir ufak derenizden.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Evlatlarınız sizin evlatlarınız değil! Hayatın kendine duyduğu arzunun meyveleri onlar! Sizle geldiler dünyaya fakat sizden gelmediler, Sizinle olsalar bile size ait değiller! Sevgi verebilirsiniz onlara ama fikirlerinizi değil, Kendi fikirleri vardır zira. Söz geçirebilirsiniz bedenlerine ama ruhlarına değil. Yarının hanesinde yaşar çünkü ruhları, rüyanızda dahi göremezsiniz orayı. Onlar gibi olmayı çok isteyebilirsiniz fakat sizin gibi olmaları için uğraşmayın! Zira ne geriye akar hayat ne de dünle vakit kaybeder. Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar. Okçu görür ebediyet yolundaki hedefi, Ve uzaklara uçurur oku, yayını eğerek var gücüyle. Kıvançla eğilmeli o okçunun önünde;
Sayfa 17·Kitabı okudu