Sene 11 Temmuz 1992. 3 yıl süren savaşın, Bosnalı Müslümanların ruhlarında açılan derin yaranın tarihi. Kadınların ve erkeklerin yaşadığı işkenceler, ölüme terk edilişleri.
Kitap yalnızca Süeda'nın aşk hikayesini konu almıyor, yüzyıllardan gelen hırsın tüm Bosnalı Müslümanların ölümüne neden oluşu. Kadınların Sırp erkeklerin eline bırakılıp yaşadıklarını bir zamanlar başarılı bir konservatuvar öğrencisi Süeda'nın gözünden okuyoruz. Harika hayatının bir anda tuzla buz oluşunu -ki nice Süedalar vardı- okuyoruz.
En acısıysa tüm yaşananların gerçek olması. Kitap kronolojik olarak tarihte yaşananları gözler önüne sürüyor ve bunu duygularla yoğunlaştırarak size tarihi aynı zamanda edebi bir gerçeklik sunuyor.
Onca yaşanan acının, çaresizliğinin, ölümün yanı sıra Avrupa'nın ortasında tüm yaşananlar, yıl 1992-95 arası. Ortada ciddi bir soykırım var ve ne komşu ülkeleri destek oluyor ne de dindaş olan müslüman kardeşleri. Bir hiçliğin ortasına terk edilmiş Bosnalı Müslümanlar, çığlıklarını duyurmaya çalışıyorlar ancak Dünya yapılanlara sessiz kalıyor. Beş gün içerisinde 8.000 kadar kasten ölümden bahsediyoruz, hiçbirinin suçu yok tek suçları onların nezdinde müslüman olmak.
Kağıtta: "Unutmayın ki müslümanlar bu bayramda kanlı baklava yiyeceksiniz."
Ne acı bir söz. Mensup olduğun dine, ırka karşı yapılan zulüm. Yüzyıllardır aynı coğrafyada yaşadığın belki komşundu, yakın arkadaşındı o Sırp, Hırvat ancak gerçek yüzlerini göstererek yıllarca birlikte huzurla yaşadığı Boşnaklıları öldürdüler bir hiç uğruna. Tüm Avrupa sessiz kaldı, ötesinde Dünya. Bosnalılara özür borçluyuz, tüm Dünya adına.
Kitabı okuyun, okutturun.