Sevmek senin muradının olması değil; senin muradın hilafına onun dilediği oldu diye sevinmektir, unutma. Hem ol deyince olduranın dilediğinden gayrı ne olur ki olmaz olası dünyada? Hiç olmazsa Allah'la aranız nasıl denilince; " Nasıl iyi olmasın, hep O'nun dediği oluyor" diyen dervişi hatırla.
Dua senin kendin için değerli olduğunu zannettiğin şeyi Hakk'tan dilemen değil; bilakis Hakk'ın seni dua edenlerden eylemesi sana değer vermesidir. "Duanız olmasaydı Rabbim size ne diye değer versindi." femanını hatırla. Değerli olanı istemek için vakit harcama, vaktini değerli kılmak için dua et.
"Ol!" diyen olmasaydı " ol " olmasaydı; insan ve her şey ve dahi kelime olur muydu? Başımızın belası hâsılı kelimeler; kâlû belâdan beri .
"Ben okuma bilmem" sırrının sahibi, kelimelerin kendisinden bahsetmekle şeref bulduğu Peygamberimiz, "Kalbi doğru olmayanın imanı, dili doğru olmayanın kalbi doğru olmaz". buyurmuşlar. Hakk'ın rızasının imanla, imanın kalple, kalbin dille, dilin kelimelerle irtibatı var. insanın eylediği her şeyin söylediği ile söylediği her şeyin eylediği ile bir rabıtası var.
Elbiselerimizle şık, simamızla güzel, bakışımızla derin, yürüyüşümüzle alımlı, cüzdanımızla müteber, tellalığımızla bilge, taatimizle kul ve nihayet nefesimizle var olduğumuzu zannetsek de, biz sadece kelimelerimizle varız, kelimelerimiz kadarız.
Nasip, olacak işi olmayıveren dosta teselli vermek için kurulan ezber bir cümlenin olmazsa olmaz kelimesi değilken henüz; yediğimiz lokmanın besmelesi, aldığımız nefesin hakkı, kendim kazandım zannına inat her güzel şeyi lütfedene şükranımızın mahviyet peçeli ifadesiydi.