hhuseyn

hhuseyn
@hhuseyn
Puan vermedi·304 syf.··
2019 9. kitabı
“Git bir Momo ya uğra… “ Bu cümle antik tiyatro çevresindeki insanlar arasında bir deyim gibi kullanılmaya başlanmıştı tıpkı “afiyet olsun ”,”her şey gönlünüze göre olsun gibi”…Kendi tabiri ile hatırladığı kadarıyla dünyada hep var olan Momo‘yu bu kadar önemli kılan neydi…"dinlemek fiili".Ama bizim günlük yaşantımızda uyguladığımız gibi değil Momo gibi.böcekleri,yağmuru , binalar arasında dolaşan rüzgarın sesini her şeyi pür dikkat dinlemek hem de hiç konuşmadan…bu dinleme öyle bir hal alıyor ki zamanla kendinden ümidini kesmiş insan bile onun dinlemesinde kendi benliğini buluyor… Tabi ki kitapta dinlemek üzerine başlasa da asıl anlatılmak istenen satırlar arasında gizlenmiş olan zaman kavramı…zaman tam olarak neydi takvim yaprağı mı yoksa akrep yelkovan mı…zaman bunlar ise nasıl oluyor da bazen dakika saat gibi saatte dakika gibi geçiyordu…. Bunlar sadece birer simge miydi…insanların zaman tasarrufu yapmak adına hızla geçiştirdikleri günlük yaşantısının aslında insanı nasıl kendi benliğinden uzak insana dönüştürdüğünü hedefinden gün geçtikçe nasıl hızla uzaklaştığını, aslında bize bir kaplumbağa gibi olursak nasıl da hedefimize daha hızlı bir biçimde ulaşacağımızı güzel bir biçimde anlatmış. Kitabı okuduktan sonra belki de zaman tasarrufu sizin için kayıptan başka bir şey olmayacak….zaman tasarrufu üzerine tekrardan düşüneceksiniz…
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·232 syf.··
2019 6. kitabı
Bastiani kalesi… varoluşçuluk…yalnızlık…bilinçaltı… Tatar çölü kitabı hayal ile hayal kırıklığı arasında bir roman. İnsana ister istemez hayallerinin hayatın neresinde olduğunu ,hayatınızın bu hayali beklemekle mi geçtiğini ya da hayallerinizin hayal kırıklığına dönüşme ihtimalini sorgulatıyor. Tatar çölü kendi amaçları peşinde koşan insanın gerçekte ne tür yalnızlıklarla , kaygılarla karşılaşabileceğini farkındalığını ortaya koyuyor. İnsanoğlunun bu amaçlar peşinde koşarken kaldığı ikilimleri güzel bir şeklide dile getiriyor... Issız ürpertici bestiani kalesi,ana kahramanımız teğmen drago başlangıçta kaçmak istediği durmak istemediği kalede ilerleyen günlerde terkemediyecek kadar alışmaya buradaki yaşanmışlığın bir parçası olarak kensini görür.Kalede bir düşman kollamak bu düşmanı alt ederek kahraman olmak ve benliğini anlamlandırmak isteyen teğmen zaman içinde kim olduğunu unutacak duruma gelir. Tatar çölü teğmenin istediği düşmanı hem gizleyecek hem de bizzat düşman kendisi olacaktır..
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2019 5. kitabı
Beyazıt Akman’ın Osman:aşk kitabının devamıdır. İlk kitabına göre aksiyon ve macerası daha bol…Yazar ilk kitabında pek rastlamadığımız geçmişle günümüz arasında bir köprü kurmuş ve bizim bir nebze olsun düşünmemize vesile olmuş diyebiliriz… Kitaptaki bazı satırlar aslında çok ilginç ve düşündürücüdür.“…Konya’yı bitiren yöneticilerin adaletsizlikleri, şatafata düşkünlükleri, İran özentileri, kendi kimliklerini unutmalarıydı. Şehir içerden çürümüştü. Moğollar, Allah’ın gazabından başka bir şey değildi.”bu cümleyi okuduktan sonra insan farklı devirleri düşünürken acaba biz de mi çürüdük derken? Yazar devamında bir ayetle “Bir kavim kendini bozmadıkça Allah onları bozmaz.”diye bizi düşünmeye sevk etti. Mihal in gözüyle şövalyelik konusunda bizi aydınlatan ; şövalyeliğin seks ve şiddetle nasıl yoğrulduğunu film ve dizilerde ki adalet dağıtan ! şövalye güzellemesine meydan okurcasına karakter üzerinden bilgilendirmesini sürdürüyor. İlk kitapta pek olmayan bilgilendirmeler ikinci kitapta daha fazla yer bulmuş gibi..Türklerin neden her yere at ismi koyun ismi verdikleri…seyyah Marko Polunun anlatımıyla Moğollar ve Orta Asya ve Anadolu daki Türkler in durumları …okçuluk tarihi…Türklerin kuşatmada kullandıkları silahlar hakkında bir çok bilgiye yer verilmiş. Yunus Emre ve Marko Polo bölümlerini okurken acaba bu iki karakter Osman beyle karşılaşacak mı ? bir araya gelecek mi ?diye sormadan edemiyoruz.. Kitapta yer yer Ben Osman , ben Mihal , ben Marko diyerek başlayan yazarımız son bölümde Ben Beyazıt diyerek finali yapıyor. final bölümünde ise yazarımız Amerika da yazma serüvenini anlatıyor. Bu son bölümde de yazarımız okuyucuda altını çizerek okuyacağımız ve üzerinde düşüneceğimiz satırlarla noktayı koyuyor.. Keyifli okumalar…
Tarih
Osman - İkinci Kitap: SavaşBeyazıt Akman · Epsilon Yayınları · 2016940 okunma
Puan vermedi·591 syf.··
2019 4. kitabı
Beyazıt Akman , Osman Gazi’nin hayatını iki kitapta ele almış. Birinci kitap Aşk, ikinci kitap ise savaş. Osman:aşk kitabında Osman Gazi’nin çocukluğu gençliği bu ikisi rasında olgunlaşması ve aşkı Rabia ile kavuşmasını ele alıyor. Beyazıt Akman kitabı yalnız Osman Gazi’nin gözünde değil aynı zamanda bizim Yunus’un “Yunus Emre”,Marko Polo, şövalye Mihal gibi karakterlerin de gözünden de o döneme ait anadolu Müslümanlarının ve Türklerin hangi sıkıntılar altında yaşadığı ,mücadele ettiği hakkında çok yönlü fikir vermektedir.. keyifli okumalar...
Osman - Birinci Kitap: AşkBeyazıt Akman · Epsilon Yayınları · 20161,140 okunma