Lokman Demir

Lokman Demir
@hicranimsinn
Bir davan yoksa, Nesin sen...? ------------------------------------------ #58411428 #57284032 İçim kara ciltli bir kitap, Arada dökülüyorum sadece...
Kendisine şek ve şüphe bulunan bir ilim, ilm-i yakin olamaz.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kendini yetiştirmeyi başaramayan, kimseyi yetiştiremez
Resûlullah (S.A.V.) bir hadis-i şeriflerinde «Her doğan çocuk islam fitrati (istidad:) üzerine dünyaya gelir. Sonra onu Yahudi olan anne babası Yahudi yapar. Hıristiyanlaştırır. Mecusi olan anne babası da atesperest yapar.
Sen ilim öğrendim, şu kadar göz nuru döktüm diyorsun halbuki biz senin o kadar emeğini ve bu kadar bilgini bir anda elinden aldık şimdi ne gelir elinden, bu kadar çalışmanın ne değeri var?
A bilgi issi, adâlet issi padişahlar padişahı, Zulüm, adâlet kılıcınla kesildi-gitti. Fitne, senin kahrından korktu da kalktı, O yokluk konağına doğru yüzlerce konaklık yol eşti. Sevin ey padişah, kapını toprağı, Gönlün durağı tapın; gözse kapına dikilmiş. Rum, Çim, Türkistan padişahları, Kutlu, devletli tahtının önünde durmada. Cömertliğinden yarım katre, uçsuz-bucaksız bir deniz olmuş.... Yumuşaklığından yarım zerre, Bâbül kesilmiş, Gök bile sana aykırı gitse noksandadır; Zerre bile sana uysa olgunluğa erer, Tahtının basamağı, gökyüzüne taçtır... A felek, taç gerekse sana, indir onu.
Muhammed Mustafa'dan gelmiş dos-doğru bir haberdir... Övüşlerin en olgunu, en yücesi ona. Şöyle buyuruyor yâni: Ey peygamberlik mîrasına konanlar, şu muştulukla dop dolu buyruğu taç-taht sahiplerine ulaştırın; bu lûtuf adını sanını padişahların yedinci kat gökte bulunan sayvanlarına kazıyın; bu incîyi padişahların kapısına götürün; şu lâtif sözü adalet sahiplerine okuyun; bu şaşılacak sırrı onlara duyurun; bu eşsiz nükteyi onlara anlatın. Deyin ki: A taca-tahta, a devlet, baht memleketlerine sahip olanlar, esirgeme ağacını gönüllerinize dikin; adalet suyuyla sulayın, yeşertin o ağacı; zulüm sarmaşığını uzaklaştırın ondan... Böyle yapın da saltanatınız doğru-düzen yürüsün. Çünkü adâlet, pek yüce birşeydir, pek değerli bir incidir. Adâlet nedir? Saltanatın gözcüsü; memleketin düzgünlüğü, devletin koruyucusu, ülkenin bekçisi, baht gelininin bezeyicisi, tahtın süsü-püsü, kutluluk kimyâsı, ululuk sermâyesi, devletin güzelliği, eminliğin fetih buyruğu. İşte buracıkta, yanıbaşında adâlet denen zât... Ulular ulusu onun hakkında şöyle buyuruyor: Bir an adaletle eş-dost olursan bu, ibâdet meydanında bir yol ayakta durmadan daha iyidir. Bir an adaletle solukdaş olursan bir yıl ibâdete el atmandan hayırlıdır. Çünkü ibâdet kuşunu herkes tutar amma adâlet doğanını padişahlardan başkaları tutamaz. İbadet ceylânını her zahit tutar amma adâlet arslanını buyruk ıssı olanlardan başkaları avlayamaz. Adalet arslanı, öyle her padişaha, her buyruk Issına da râmolmaz. Adalet arslanını bilgiden başka bir lokmayla avlamaya, yumuşaklık kemendinden başka bir kementle bağlamaya, ihsan tuzağından başka bir tuzakla elde etmeye imkân yoktur. Hamdolsun Ulu Allah'a ki dünya mülkünün memleketlerine hüküm süren padişahlar, adâleti istemedeler. Adâlet de Âdemoğulları padişahı, âlemin tek buyruk sahibi,