Bebeğin bu denli küçük, bu denli narin olması onu şaşırtmıştı. Özür diler gibi, “Pek bir şeye benzemiyor,” dedi, “aslında ne kadar korumasız olduğunu görünce, insanoğluna üzülmemek elde değil.”
Bir umutla, çok uzaklardaki sabahı düşünmeye çalıştı, çünkü insan hep bir teselli peşindedir; tüm umutlar tükendiğinde, insana hala canlı olduğunu hissettiren şey, bu teselli arayışıdır.
O dingin, çiçeklenmiş dağ yamaçlarında, melek gözlerini gökyüzüne diken, bizleri Yüce Tanrı’nın şefaatine, güzelliğe, bilgeliğe ve sevgiye şükretmeye çağıran çiçeklerden daha cömert ne olabilir?