Eş seçiminde yanılmak büyük bir tehlikedir ve doğru seçimi yapabilmek için büyük bir bilgiye ve Tanrının yardımına ihtiyaç vardır. İnsan uzun bir yolculuk yapmak istediğinde, eğer ihtiyatlıysa, yola çıkmadan önce, güvenilir, barışsever bir yol arkadaşı arar kendisine. Madem öyle, ömrü boyunca, son durak olan ölüme kadar sürecek yolculukta, niye aynı şey yapmasın? Hele yol arkadaşı, karı kocaya yakışır şekilde, yatakta, sofrada ve diğer her yerde kendisine eşlik edecekken. İnsan seçtiği eşini, satın aldığı bir mal gibi geri veremez, değiştiremez, takas edemez; çünkü evlilik, hayat boyu süren bir durumdur; öyle bir boyunduruktur ki, boyna geçirildiğinde Gordion düğümüne dönüşür ve ancak ölümün tırpanı biçince çözülür.
Ne yaparsa yapsın bir kadın, eleştirmenlerin orada bulunduğu konusunda kendisini inandırmaya çalıştıkları sonsuz yaşam çeşmesini görüp bulamaz. Bunun nedeni yalnızca erkeklere özgü erdemlerin kutlanması, erkeklere özgü değer ölçütlerinin zorla kabul ettirilmesi ve erkeklerin dünyasının anlatılması değildir; bu kitapların her yanına yayılmış olan duyguların bir kadın açısından anlaşılmaz olmasıdır.
Dünya erkeğe dediği gibi kadına da istersen yaz, beni hiç ilgilendirmiyor demiyordu. Dünya kaba bir kahkahayla, yazmak mı diyordu. Yazmak senin neyine?