“Kendi kendine özlem duymak ne garip!” dedi, “Yine de sık sık, çok sık, genç bir kız olarak kendime özlem duyuyorum. Onu, çok yakın olduğum, hayatımı, mutluluğumu ve her şeyi paylaştığım, sonra da çaresizce dururken kaybettiğim biri olarak seviyorum.”
Ben, duyguların kalbin her lifine yemyeşil asmalar gibi dolandığı bir kıyıya doğru gidiyorum, gür bir ormana, çünkü her solan asma için yirmi tane içecek açıyor; her çiçek açan için yüz tane tomurcuklanıyor. 
İşittiniz mi? İşitemezsiniz bu kadarını.. Görüyor musunuz! Ne olanaklar gizlidir bu çalgının içinde, teorik ve de fiziksel yönden. Yalnız bunları ortaya çıkarmak olası değil, pratik ve de müziksel yönden. Üflemelilerde de farklı değildir bu. Hele hele insanlarda - yani simgesel olarak. Öyle insanlar tanıyorum ki, içlerinde bütün bir evren gizlidir, ölçülemez boyutlarda bir şey. Ama ortaya çıkarmak olası değil. Kesinlikle değil.