Gökçe⋆˚꩜。

Matthias yine rüya görüyordu. Rüyasında onu görüyordu. Bütün rüyalarında onu avlıyordu. Bazen baharla yeşeren çayırlarda ama çoğunlukla buz tarlalarında; kusursuz adımlarla iri kayalardan ve derin yarıklardan kaçınarak. Hep kovalıyor ve hep de yakalıyordu. İyi rüyalarında onu yere çarpıp boğazlıyor, yüreğinde intikamla, gözlerinden hayatın çekilişini izliyordu; nihayet, nihayet. Kötü rüyalarında onu öpüyordu.
Sayfa 129·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
"Her insan bir kasadır; sırlar ve özlemlerin içinde saklandığı. Kimileri kaba kuvvet kullanırlar. Ben ise daha kibar bir yaklaşım tercih ederim; doğru zamanda, doğru yere doğru baskıyı uygulayacaksın. Hassas bir iş." "Hep benzetmelerle mi konuşursun, Bay Brekker?" "Ben benzetme yapmadım."
Sayfa 63·Kitabı okudu
Alıntı
"Bir gün bu yaptıklarının bedelini ödeyeceksin, Brekker." "Evet, ödeyeceğim, bu dünyada adalet diye bir sey varsa elbette. Fakat bunun ne kadar düşük bir ihtimal olduğunu hepimiz biliyoruz."
Sayfa 49·Kitabı okudu
Alıntı
“Ben bir işadamıyım,” demişti Inej’e. “Ne eksik ne fazla.” “Sen bir hırsızsın, Kaz.” “Ben de öyle demedim mi zaten?”
Sayfa 39·Kitabı okudu
Alıntı
“Yas yok,” dedi tüfeğini Rotty’ye atan Jesper. "Cenaze yok,” dedi Döküntüler’in geri kalanı yanıt olarak. Bu, kendi aralarında “iyi şanslar” anlamına geliyordu.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Alıntı