Hadi kendi evinizin sesini dinleyin... Konusuyor musunuz, şakalaşıyor, gülüşüyor, kahkaha atıyor, birbirinize o gün olanları, rüyalarınızı, hayallerinizi, planlarınızı anlatıyor musunuz? Hapşırıyor, "Çok
yaşa!" diyor, öksürüyor musunuz, Horultular, hırıltılar, şırıltılar da evin seslerine dahil. Hepsi evimizin sesi ve içinde yaşadığımızın, orada
bir hayat olduğunun belirtisi.Biliyor musunuz, bazı evlerdeyse hiç çıt çıkmıyor. Ne anne babalar ne de çocuklar.
Hic kimse konusmuyor. Ben öyle evlerden hic hoşlanmıyorum Hıhıcık'ın evi tam da böyle bir ev. Evde kimse konuşmuyor. Zavallı Hıhıcık sohbet etmenin ne olduğunu bile bilmiyor. Çünkü anne babası konuşmayı sevmiyor. Hadi onların evine gidelim ve biraz gürültü yapalım.
Hıhıcıkın buna gerçekten ihtiyacı var.
“Hadi kendi evinizin sesini dinleyin...
Konuşuyor musunuz, şakalaşıyor, gülüşüyor, kahkaha atıyor, birbirinize o gün olanları, rüyalarınızı, hayallerinizi, planlarınızı anlatıyor musunuz? Hapşırıyor, "Çok yaşa!" diyor, öksürüyor musunuz?
Horultular, hırıltılar, şırıltılar da evin seslerine dahil. Hepsi evimizin sesi ve içinde yaşadığımızın, orada bir hayat olduğunun belirtisi.”
“Gerçeklerin hiç de hayallerindeki gibi olmadığını çocuklar
okula başladıkları ilk hafta anlarlar.
Yaşadıkları duyguya küçük bir hayal kırıklığı diyebiliriz. Ama bazıları çok büyük hayal kırıklıkları, dev şaşkınlıklar, aşırı büyük hayretler yaşar.”