"Çevremi incelemeye hiç zamanım olmadı Mac, hiç. Yaprakların nasıl büyüdüğünü inceleyemedim. Etrafımda olup bitenleri gözleme fırsatım olmadı. Bu sabah çadırda bir karınca yolu fark ettim. Onları seyredemedim. O sırada başka bir şey düşünüyordum. Bazen bütün gün oturup böcekleri incelemek gelir içimden, hiçbir şey düşünmeksizin. Bir kereliğine, bir an için bu duyguyu tatmak... Hiçbir şeye böyle bakmadım. Hiçbir şeyi incelemeye zamanım olmadı. Her şey gelip geçecek ve ben hiçbir şeyi anlamayacağım... bir elmanın nasıl büyüdüğünü bile."
Evde durmadan bir şeylerle mücadele ederdik, çoğunlukla da açlıkla. Peder patronla kavga halindeydi. Bense okulda kavga ederdim. Fakat her seferinde kaybettik. Bu hep böyle olduğundan giderek kaybetmenin kader olduğu fikri kafamıza yerleşmişti.