Demek ki riyazetin zirvesi kişinin, kendi kalbini devamlı olarak Allah ile beraber bulmasıdır. Bu da ancak Allah'tan başkası ile alâkayı kesmekle mümkün olur. Bu ilişkiyi kesebilmek de ancak uzun mücâhede ile elde edilebilir.
Çünkü kalp bir şeyle meşgul olursa, diğer şeyler -ne olurlarsa olsunlar- tahliye olur. Mürid Allah'ı zikirle meşgul olursa -ki gaye budur- kesinlikle başka şeylerden arınmış olur.
Çünkü konuşmak kalbi meşgul eder. Kalp çok konuşmaya karşı oburdur, çok konuşmakla rahatlar. Zikir ve tefekkür ona ağır gelir. Sükût etmek aklı aşılar, şüpheli şeylerden sakınmayı sağlar, takvâyı öğretir.
İlahi yola girmeye engel olan husus, irade yoksunluğudur. İradeye engel olan husus, îman yoksunluğudur. Îman yoksunluğunun sebebi ise, Allah'ın yolunu gösterecek ve hatırlatacak insanların olmayışıdır.