Müslüman olarak bizler, iman etmekle şeref kazandığımız bu dinimizi hem yaşamak hem de yaşatmak zorundayız. Yani sadece bu dinin bazı emir ve yasaklarını yerine getirmekle sorumluluğumuzu tam anlamı ile yapmış olmayız; bu işin en önemli görevlerinden biri ise Kur’ân’m emr-i bi’l ma’ruf, nehy-i ani’l münker ل2ﺀ yani iyiliği emretmek, kötülükten ise nehyetmek, sakındırmaktır. Bu farziyet, erkek-kadın, alim-cahil, genç-ihtiyar herkese namaz gibi oruç gibi hac gibi farzdır, farzdır, farzdır...
Sen âşık olduğunda, artık sevdiğin her yerdedir, elinde, kolunda, gözünde, kalbinde... Hatta ve hatta sevgilinin yaşadığı sokaktaki bir köpeğe bile, sırf onun mahallesinde yaşadığı için, sevgi duyarsın.