Nisa Nur Öztürk

Nisa Nur Öztürk
@hiinisaa
"İnsan en çok çocukken mutludur çünkü hatırlamak yerine yaşar"
Puan vermedi·224 syf.··
2025 8. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 14:06
Ya baki entel baki ya baki entel baki: Baki kalan ancak sensin ey baki Anlamına gelen bu iki zikrin iki amacı var birincisi neşter misali kalpte yayılan kanser hücresini kesip atmak ikincisi kesip atılan o yere merhem olmak. Kalpten kesilip atılan şeylere gelecek olursak bunlar Allahü Teala'dan başka ve öncelik olarak koyduğumuz sevgi, alaka ve muhabbetler. Birine duyduğumuz sevgi değil de yalnızca sevgi bile başlı başına bir tehlike olabiliyor, çoğu şeyde niyetimizin Allah rızası olması gerektiği gibi sevgi de bu şekilde olmalı ama bundan önce kavramamız gereken şeyler var. Kalbimizin sonsuz sevme kabiliyeti var ve sonsuzu arıyor oysa biz onu geçici olan sevgilerle oyalamaya çalışıyoruz bu yüzden gönlümüzün sıkışması, en sevdiklerimizin bizi üzmesinin altında yatan sebep bu. Allahü Teala ondan başkalarına gösterdiğimiz sevgi sonucunda bu insanları bize imtihan kılabiliyor yalnızca insan değil paraya, mülke, makama olan sevgilerde buna dahil. Geçici olan ne varsa ona duyduğumuz sevgiler bizim kalbimizi sarıyor. Bunun farkına vardığımız nokta ise hayatımızdan gittikleri an duyduğumuz büyük acılar. Kalbimize aldığımız şeyleri bir süzgeçten geçirmemiz gerekiyor geçici mi, kalıcı mı? ya da benim diğer dünyama iyi bir katkısı olacak mı? Kalbimizde geçici olan her şey bir gün bizi terk edecek bu yüzden onlar bizi terk etmeden bizim onları terk etmemiz lazım aksi takdirde onlar bizi terk ettiğinde bizler acı çekeceğiz bu en basit eşya bile olsa. Elbette zor bir şey onları terk etmek çünkü insan yalnızca eşyalara sevgi beslemiyor annesine, babasına, eşine, evladına, dostuna da sevgi duyuyor burada bakmamız gereken bir bakış açısı var sevdiğimiz her şeyi Allahü Teala yarattı kendimizin elde ettiğini zannettiğimiz her şeyi Allahü Teala bize nasip etti, onlara duyduğumuz
Din
Yâ Bâkî Entel BâkîMehmet Yıldız · Timaş Yayınları · 2023658 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·160 syf.··
2024 10. kitabı
·
78 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2024 18:22
Öncelikle bu kitabı okurken biraz ön yargılarım vardı sadece evlilik hakkında şeyler yazacağını düşünmüş ve biraz okumayı ertelemek istemiştim, okumaya başlayınca hiç de öyle olmadığını gördüm. Kitap evlilikten çok kader bahsini konu edinmişti. Kader, imanın esaslarından birisi, hepimiz sayabiliriz imanın esaslarını , bu esasların anlamlarını ve hayatımızda nasıl değiştirmesi gerektiğini ise çok az kişi sayabilir. Çünkü bizim dini eğitimimiz bizi bu şekilde yönlendiriyor, ben kader konusunu yıllarca gittiğim kuran kurslarından ve elbette okulda gördüğümüz din derslerinde defalarca gördüm ama bu kitabı okuduğumda ne kadar eksik bir bilgim olduğunu fark ettim, hatta geçmişteki bilgilerimi unuttuğumu, aklımda yalnızca irade kısmının kalmış olduğunu anladım. Kitap kader konusunda o kadar iyi bir bilgilendirme yapmanın yanı sıra akılda kalıcı olabilmesi için bize bir sürü örnek vermiş yazar, tam anlamıyla kader konusu kafamda oturdu diyebilirim. Bilgi içerikli olduğu için bir konu aklınıza yattıktan sonra kitaba devam etmek daha iyi olur böyle okununca biraz yavaş ilerliyor ama gerçekten çok iyi bir şekilde öğrenmiş oluyorsunuz. Bir Müslümanın İslam'la ilgili en önemli öğrenmesi gereken konu imanın esasları , çoğu insanın kafasını karıştıran ve doğru bir kaynaktan öğrenilmezse insanı İslam'dan uzaklaştıran bir konu kader konusu. Eğer kader konusunu öğrenmek istiyorsanız bu kitabı kesinlikle okumalısınız.
Tasavvuf ve Din
Evlilik Kader midir?Mehmet Yıldız · Hayy Kitap · 2020768 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2024 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2024 17:37
Mirza Emir kitabımızın baş karakteri, kendisi bir tarih öğretmeni, maden işçisi bir babanın ve ev hanımı bir annenin oğlu. Ailenin oğullarından tek bir istekleri var büyük bir adam olması. Mirza' nın , öğretmenlik için sınava girmesiyle ve bu sınavın yeterliliklerini tamamlamaya çalışmasıyla başlıyor kitap. Bir şekilde sınavı başarıyla geçiyor ve eğitim ile uğraşan bakanlıkta bir pozisyona sahip oluyor, her genç ve mesleğe atılan öğretmenlerde olduğu gibi Mirza'nın da idealleri var üstlerine sürekli eğitimi geliştirebilecekleri fikirler sunuyor ama her yerde olduğu gibi alt pozisyona sahip birisinin fikirleri olsun istenilmez kendilerinin ortaya attıkları fikir üzerine çalışılsın istenir ve Mirza'nın çok fazla ortaya fikir sunması onların istedikleri bir şey değil onu atama adı altında ulaşımın çok zor sağlandığı bir köye sürgüne yollanıyor. Mirza bunu bir fırsata çevirebileceğini düşünüyor "karargahta bir şey yapamıyorsan cepheye gitmelisin." diye düşünüyor. Köye gittiğinde bu köye gelen bütün öğretmenlerin kısa sürelerle köyden gittiklerini öğreniyor, köy halkı çocuklara okumaz gözüyle bakıyor çünkü öğretmenlerin gitmesini çocuklara bağlıyorlar. Putlara tapan ve geleneklere bağlı bir köyde, Mirza aynı zamanda onların gelenekleriyle ve dine bu kadar bağlı oluşlarına ayak uydurması gerekecek. Kitap son 20 sayfada bir sonuca bağlanıyor 300 sayfa okuyorsunuz gelişmeler bir sonuca bağlanana kadar. Sanki yazar 'yeter ya çok yazdım artık sonunu yazıyım' demiş gibi kitabın sonlarında çok şaşırtıcı olaylar gerçekleşiyor. Mirza'nın hırsını kitabın başlarında çok az hissederken bir anda Mirza'yı yöneten şeyler hırsları oluyor, doğru yaptığını düşündüğü şeyleri yanlış yollarla yapıyor ve yanlış yoldan gittiği içinde yaptığı şeylerin sonucu da kötü sonuçlar doğurabiliyor
MektupÜstün Dökmen · Doğan Kitap · 2017400 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2023 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2023 00:22
Haletiruhiye kelimesinin anlamı ruhsal durum demek, kitabımızın ikinci ismi nefs felsefesi ve mutluluk dersleri. Kitabımızın bize ne anlattığına gelecek olursak, insanın aslında hayatta bir kere doğmadığını söylüyor bize İsmail Kılıç ön söz kısmında. Birinci doğumumuz annemizin bizi dünyaya getirmesiyle olurken, ikinci doğumumuzun bize verilmiş yetenek ve duyguların açığa çıkmasıyla olabileceği söylenmiş ayrıca ikinci doğumun kendi çabamız ve gayretimizle gerçekleşebileceği ve nasıl gerçekleşebileceği de eklenmiş. Kendini inşa etmek yani ikinci doğumun, ruh dünyasını yeniden yapılandırmak ve ikinci kez doğarak yaşamın yeniden içerisine yeniden çıkmak insanın önündeki en büyük engel de, en büyük imkan da nefs hakikatidir. Aslında nefs hakikatini bilip ona göre davranışlarımızı değiştirmeye çabalarsak ikinci doğumumuzu gerçekleştirebileceğimiz söylenmiş. Ancak kendini inşa sürecinin iki tetikleyici faktörü vardır. Bunlardan biri insanın büyük acılarla karşılaşması, bir diğeri ise onun iç çatışmalarıdır. Özellikle nefsimizi bu alanlarda devre dışı bırakırsak daha kolay olur ikinci doğum, mutsuzluğu yok etmeyi değil, onun varlığını irdeleyip, aslında onun ne için verildiğinin tespitini koyarak onu mutluluğun bir basamağı haline getirmek psikoloji dünyasının da modern zamanlardaki görevi olacaktır. Ayrıca insanın kendini inşa sürecindeki tetikleyici unsuru da böylece aşmış oluruz. İnsan en çok iç çatışmalarını kendisi ve nefsi arasında yaşıyor yaşamımızda neyi biz istiyoruz neyi nefsimiz istiyor anlayamadığımız için bu çatışmayı yaşıyor kararsızlığa sürükleniyoruz bu karmaşanın içinden de sağlıkla çıkamayabiliyoruz. Aslında mutsuzluğu ya da hayatımızda bizim kötü yorumladığımız olaylara karşı bakış açımızı değiştirsek ve davranışlarımızda da bu yola başvursak sorun
HaletiruhiyeMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 2018754 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2023 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2023 20:51
Muhammed Emin Yıldırım ve Bekir Develi'nin youtube üzerinde soru cevap şeklinde yaptığı seri bu kitaplara dönüştürülmüş. Kitap iki seriden oluşuyor birinci kitap Mekke Dönemi diye adlandırılmış bu seri de Peygamber Efendimiz'in doğumundan hicret dönemine kadar olan kısım ele alınmış, diğer kitapta birinci kitabın devamı niteliğinde ikinci kitapta Medine Dönemi olarak adlandırılmış bu kitapta ise Peygamber Efendimiz'in Medine'ye hicret etmesinden vefatına kadar olan olaylar ele alınmış. İki kitabında konu işleyişi yüzeyseldi, bazı olaylarda özellikle de yanlış yorumlanmış olaylarda ve konularda detaya inilmiş. Anlatımı kolay anlaşılabilecek bir şekildeydi, Muhammed Emin Yıldırım her ne kadar tarihsel kronoloji şeklinde anlatmış olsa da tarihleri pek dile getirmemiş onun yerine özellikle de Medine Dönemi kitabında hicretin birinci yılı, ikinci yılı şeklinde ifadelere yer vermiş, bu benim için daha akılda kalıcı bir yere sahip oldu. Bekir Develi' nın sorular sorması Muhammed Emin Yıldırım' ın da bu konular cevap niteliğinde konuları anlatması benim kafamdaki soru işaretlerini de giderdi. Kitabın anlatımından bahsettiğim kısımda dediğim gibi kitap biraz yüzeyseldi yalnızca bu siyer kitaplarını okumakla yetinilmemeli. Ayrıca siyer kitaplarını okumayı düşünen kişiler için çok güzel bir giriş kitabı olabilir.
Din
Herkes İçin Siyer - Mekke DönemiMuhammed Emin Yıldırım · Profil Kitap · 20214,136 okunma