Mevlânâ der ki:
Bir gönlü mü kırdın; ağlamalısın....
Hele özür dilemesini bilmiyorsan, senden dost olmaz; senden yaren olmaz...
Ya incittiğin, kırdığın gönlü Allah seviyorsa?
Hatta arz-ü sema dahi seviyorsa?
Nereden bileceksin ki?
Bilmiyorsun...
Bilseydin ödün kopardı dokunmaktan..
Hayattan ne isteyebilirdi? Doğmuş, büyümüş, okumuş, devlet hizmetine girip memleketi dolaşmış, ihtiyarlamış, evlenip kavga ve dırıltı içinde bir hayat geçirmiş ve nihayet bu hale gelmişti... Herkes başka türlü mü yaşıyordu sanki? Başka türlü nasıl yaşanabilirdi?
Hayatının bütün hatıraları lüzumsuz ve manasızdı. Ömrünün her vakası olmasa da olabilir, hayatına her giren insan girmese de olabilirdi. Bütün mazisinde kendisine "Ah, neden böyle yaptım?" veya, "Ah, niçin şöyle yapmadım!" dedirtecek bir şey bulamıyordu;...