Nisa Nur Öztürk

Nisa Nur Öztürk
@hiinisaa
"İnsan en çok çocukken mutludur çünkü hatırlamak yerine yaşar"
Hayatta hiçbir şey ona kıymetli görünmemiş, peşinden koşmak, erişmek, sahip olmak arzusunu vermemişti. Etrafına daima bir yabancı gözüyle bakmış, hiçbir yere bağlanmak arzusu duymamış, bu yalnızlığının gururu içinde memnun olmaya çаlışmıştı
Sayfa 82·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam
Düşüncelerini hangi istikamete koşturursa koştursun, karşısına kimse çıkmıyordu. Şu anda bu koskoca dünya üzerinde kendisini düşünen bir tek kişi bile mevcut olmadığına o kadar emniyeti vardı ki, acı bir kabadayılıkla kendisi de hiç kimseyi düşünülmeye layık bulmuyor; fakat bundan, sebebini anlayamadığı bir üzüntü duyuyordu. Acaba onu sahiden hiç düşünen yok muydu ve o hiç kimseyi düşünmemekte, kendini yalnız bulmakta bu kadar haklı mıydı?
Sayfa 75·Kitabı okuyor
Edebiyat
İki eliyle arkasındaki ağacın kabuklarına sarıldı. Parmakları soğuk yarıkların arasına girdi. Elini hemen geri çekti ve gögsüne götürdü. Göğsünün içinde, bu asırlık ağacın kabuğu gibi, yarıklar bulunduğunu sandı ve gırtlağına kadar bir ateşin çıktığını hissetti. Aman Yarabbi, ne kadar yalnızdı...
Sayfa 75·Kitabı okuyor
Edebiyat
Kaliteli, düzgün, içerikli şeyler duyamadığımız ve bu isteği doyuramadığımızda, farkına bile varmadan kitapların dünyasına adım atmış halde buluyoruz kendimizi; konuşmaktan yoksun kaldığımızda ise, kağıttan ve mürekkepten oluşmuş bir evrende... Bir telafi, kurtuluş, bir ödünleme biçimi oluyor kişi için "okur-yazar"lık.
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Edebiyat
Dünyanın diğer ucuna da gitsen yanında götürdüğün bir şey var. Ondan kurtulamıyorsun. Bazen yolda olma hissi güzel geliyor. Ama anlık bir his. Çünkü gemi bir limana varacak ve gidiyor olmanın hissettirdiğihafifleme-rahatlama-kurtulma karışımı o anlamsız keyif bitecek. Biteceğini biliyorsan da sahip olduğun "An" en kıymetli şey oluyor. En basit izahı kaybetme korkusuyla elindekine daha çok sarılma psikolojisi. O an anlıyorsun ki mutluluk "An"a ait. Küçük bir çikolata parçasının verdiği haz, yarım kiloluk kavanozun dibini görene kadar kaşıkladığın hazla aynı değil şu hayatta.. Bir film izleyip "Bazen gitmek gerekir" diyorsun. İşte mutluluk o "An"a ait... O "An" mutlusun işte. Sonrası yok. Çünkü vardığında anlıyorsun ki dünyanın diğer ucuna da gitsen yanında götürdüğün bir şey var.
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam