• Sosyalizm kelimesini ağzımızın içinde eveleyip geveleyeceğimize Sosyal gerçekleri olduğu gibi ortaya sürerek, çarelerini aramak daha uygun olacaktır.

    Bu suretle ele alınacak ekonomik konulara hem daha aydınlık bir hüviyet verilmiş olacak ve hem de olumlu bir tartışma konusu ortaya atılarak çözümlenmesine çalışılacaktır. Diğer taraftan Sosyalizm uygulanırsa milyonlarca vatandaş işsiz kalacak, esnafın sermayesi elinden alınacak, din, iman ve mukedesat çiğnenecek diye üstü kapalı yaygaralarla etrafa korku salanların, sadece 5000 kişiyi hedef tuttuğunu, bunların döndürdükleri dolap önlenirse, milyonlarca vatandaşın mutluluğa kavuşacağını savunmasız kolaylaşmış olacaktır. Çünkü halkın anlamayacağı yuvarlak ve müphem kelimelerle, kaypak terimler kullanılırsa herhalde bir ürküntü uyanmaktadır. Geniş halk kitlelerine bilmelidir ki, Milli gelirin önemli bir parçasının %40’ını büyük toprak ağaları, %20 si Dış Ticaret kodomanları, %10 unu Özel Banka sermayederleri, % 10’unu Sigorta Şirketi sahipleri, %20’si de Büyük Sanayi ve Madenciler sömürmekte ve geri kalan 27 milyonun sefaleti pahasına saltanatı sürdürmektedirler. Bu kimseler Halk kitlelerinin sosyal adalet içinde hızlı bir kalkınma ile hayat seviyesinin yükseltilmesine karşıdır.

    Ama bu mutlu azınlığın ellerinde kiralık kalemşörleri, din adamları, mukedesat çığırtkanları, meclislerde sözcüleri, köşe başlarında gözcüleri vardır. Hem de Tümen, tümen.Bunların Nâsırına basan bir adamı mahvetmek için yapmayacakları fedekarlık, göze almayacakları haini yoktur. Nitekim Yön Dergisi Basın piyasasına çıkıp da ilk sayılarında yayınlanan Bildiriye geniş ilgi gösterilince hemen teleşa düşmüşler, Ticaret Odasında toplanarak ve bütçelerinden paralar ayırarak, tedbirler düşünmüşlerdir.Tabiidir ki, bu büyük sömürücülerin sayıları 5 binden fazla olmasa da, bunların etrafında el pençe divan duran, onların artıklarıyla beslenen daha binlerce asalaklar vardır. Onlar çok kere yaladıkları kemiklerin elden gideceği ürküntüsüyle, asıl patronlarından daha saldırgan ve kudurgandırlar Ağız açıp, bu neşriyata cevap bile vermek lütfunda bulunamazlar. Onlar fağfurları saldırtırlar. Gazateleri toplatırlar, idarehaneleri toplatırlar ve emniyet makamlarına jurnaller vererek, bu yiğit yürekli adamları lekelemeye çalışırlar.

    Yazının tamamı; http://www.turkiyedireniyor.org/...syalizmin-bes-sarti/
  • Hikmet Kıvılcımlı’nın Günümüze ışık tutan "SOSYALİZMİN 5 ŞARTI" başlıklı bir yazısı, okuyalım...

    Bu suretle ele alınacak ekonomik konulara hem daha aydınlık bir hüviyet verilmiş olacak ve hem de olumlu bir tartışma konusu ortaya atılarak çözümlenmesine çalışılacaktır. Diğer taraftan Sosyalizm uygulanırsa milyonlarca vatandaş işsiz kalacak, esnafın sermayesi elinden alınacak, din, iman ve mukedesat çiğnenecek diye üstü kapalı yaygaralarla etrafa korku salanların, sadece 5000 kişiyi hedef tuttuğunu, bunların döndürdükleri dolap önlenirse, milyonlarca vatandaşın mutluluğa kavuşacağını savunmasız kolaylaşmış olacaktır. Çünkü halkın anlamayacağı yuvarlak ve müphem kelimelerle, kaypak terimler kullanılırsa herhalde bir ürküntü uyanmaktadır. Geniş halk kitlelerine bilmelidir ki, Milli gelirin önemli bir parçasının %40’ını büyük toprak ağaları, %20 si Dış Ticaret kodomanları, %10 unu Özel Banka sermayederleri, % 10’unu Sigorta Şirketi sahipleri, %20’si de Büyük Sanayi ve Madenciler sömürmekte ve geri kalan 27 milyonun sefaleti pahasına saltanatı sürdürmektedirler. Bu kimseler Halk kitlelerinin sosyal adalet içinde hızlı bir kalkınma ile hayat seviyesinin yükseltilmesine karşıdır.

    Ama bu mutlu azınlığın ellerinde kiralık kalemşörleri, din adamları, mukedesat çığırtkanları, meclislerde sözcüleri, köşe başlarında gözcüleri vardır. Hem de Tümen, tümen.Bunların Nâsırına basan bir adamı mahvetmek için yapmayacakları fedekarlık, göze almayacakları haini yoktur. Nitekim Yön Dergisi Basın piyasasına çıkıp da ilk sayılarında yayınlanan Bildiriye geniş ilgi gösterilince hemen teleşa düşmüşler, Ticaret Odasında toplanarak ve bütçelerinden paralar ayırarak, tedbirler düşünmüşlerdir.Tabiidir ki, bu büyük sömürücülerin sayıları 5 binden fazla olmasa da, bunların etrafında el pençe divan duran, onların artıklarıyla beslenen daha binlerce asalaklar vardır. Onlar çok kere yaladıkları kemiklerin elden gideceği ürküntüsüyle, asıl patronlarından daha saldırgan ve kudurgandırlar Ağız açıp, bu neşriyata cevap bile vermek lütfunda bulunamazlar. Onlar fağfurları saldırtırlar. Gazateleri toplatırlar, idarehaneleri toplatırlar ve emniyet makamlarına jurnaller vererek, bu yiğit yürekli adamları lekelemeye çalışırlar.

    Aydının ödevi

    Ama mademki bu yurdun ekonomik kurtuluşunun ancak hızlı bir kalkınma temposu ile ve Sosyalist metodlarla olacağına inandık ve madem ki bu maksatla 1200 aydın hep bir bildiriye imza koyduk. O halde neden korkuyoruz. Madem ki kurucu mecliste alınteri döken yiğit ve savaşçı aydınların gayretleriyle “Sosyal Devlet “anlamını kabul etmiş ve yurdumuzda sermaye ile çalışma gücü arasındaki dengeyi sağlamayı taahhüt etmiştir. O halde neden korkuyoruz. Ve ne bekliyoruz. Koalisyondan da, yeni Anayasadan da plânlamadan da olumlu bir sonuç alınacağı yok.Esaslı reformlara girilmedikçe bunların hepsi oyalama. Eğer bir şeyler bekliyorsak aldanıyoruz . Ne Anayasamıza aykırı 310 kanun kaldırılacak, ne polis toplumun şüpheli bakışları üzerinizden kalkacak ve ne de özel teşebbüs çarkının dümen dolabı duracak. Bu işler böylece uzayıp gidecek. O halde bu yurdu gerçekten çok seviyorsak, namuslu isek ,sonuna dek bir şeyler biliyorsak, dağarcağımızda kalmayacak veya ortaya atıp, kendi göbeğimizi kesmemiz lazım.

    Yalnız ölçülü olalım. Zarar yok, yüzümüze karşı hakaret etselerde, sövselerde onlara karşı yumuşak olalım. Suçlular daima telaşlı, haklı olanlar soğukkanlıdırlar.Yüksek sesle konuşmayalım. Bilgilerimize yalan ve mübalâğa koymayalım. Sadece rakamlara dayanalım. Bütün ortaya koyacağız rakamlar onları perişan edecektir. Diyoneses’in meşhur büyüsünü çözen de Matematikçi bir kâhindir. Ünlü Alman yazar Goethe ne güzel söylemiş “Rakamlar dünyanın nasıl idare edildiğini belki söyleyemez ama nasıl idare edildiğini pekala gösterir”. Rakamların diline kulak verelim.İstatistikleri konuşturalım. Saflarımıza bulaşık, çıkarına bağlı yüreksiz adamlar sokmayalım.

    Yazının tamamı linktedir.