Hilal Türkoğlu Tutal

Hilal Türkoğlu Tutal
@hilal_turkoglu
diyaliz
Atatürk üniversitesi
Konya
17 Ekim 1997
38 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·160 syf.·
2026 1. kitabı
Yayınlanışının 10. yılı sebebiyle Timaş Yayınları tarafından yeniden basılan şahane bir kitap.Kitabın son bölümü yazarın aynı zamanda doçentlik çalışması olan, divan edebiyatı şairlerinden Nigâr Hanım ismini taşır:"nihayetinde her şarkı kendi sonuna kadar vardı.." Kitaptaki öyküleri bireysel hikayeler gibi görünse de insanın kendi karanlığını ve aydınlığını sergiliyor, eserde yer alan 4 öyküden ilki ; "Hat ve Rasat" benim için içimdeki aydınlık veya karanlığı ,adı ne olursa olsun , en güzel yansıtan öyküsüydü . Hikâye özetle şöyle: Hat Ve Rasat Bir hattat, ölüm fermanını yazmasını istedikleri gün yazmayı bırakmış, ne zaman tekrar kâğıda yazmak istese içindekiler soğumuş ve yazma isteği kaybolmuş. O ışığı görene kadar. Işığı gördükten sonra duygularını, çiçeklerini, acılarını, aşklarını yazar. Defter dolduğunda gidip padişaha verir. Padişah bütün gece o kitabı okur ve ertesi sabah hattatı yanına çağırır. Hattat bu yazıyı herkese okumak istediğini söyleyince padişah isteksizce kabul eder. Ancak hattat halkın önüne çıkınca sesi kısılır. Bu yüzden bu fırsatı kaçırır ve eve döner. Kendisini anlayan tek kişiyi kaybettiğini düşünen hattat, sonunda kaybetmediğini anlayarak bir gece padişahın sarayına giderek onunla konuşmaya başlar. Birbirlerini çok iyi anlarlar ve neredeyse bir bütün haline gelirler. Sultan, Hattat’a yarın gece kalbini açacağını söyler. Ertesi gece saraya gelen hattat, bir kadına âşık olur ve geceyi onunla geçirir ve padişahı unutur. Eve döndüğünde karısı bir şeylerin değiştiğini fark eder. Sorsa da cevap alamaz. Hattat o eski ışık olmadan yazar ama bir siluetten başka bir şey görmez. O kadına üç gece böyle gider. Üç gecenin sonunda karısı onu affetmez ve padişah onu istemez. Defterlerine baktığında içindeki yazıların da yok olduğunu görür.
Edebiyat & Roman
Nun MasallarıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,260 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
1/10
·240 syf.·
2023 10. kitabı
Muhteşem yüzyıl dizisinin kaleme alınmış halî diyebilirim. Hayatımda okuduğuma üzüldüğüm vakit kaybı gördüğüm bir kitap oldu ne yazık ki. Noktalama işaretleri dahil birçok yazım yanlışı olan kitap da anlatılanların çoğu öyle değil. En çok şuna değinmek istiyorum : "Taçlı Hatun". Yavuz Sultan Selim ile Taçlı arasına böyle bir ilişki çoğu kaynağa göre yaşanmamıştır. Sultan Selim , İran Şahı'nın eşine -hatta şahın artığı bile dediği söyleniyor- ben minnet etmem diyip yıllar boyunca birbirine güzel hisler beslenmlerine rağmen duygularını gizli tutarlar. Selim ,Taçlı Hatun u himayesi altına almıştır. Bir diğeri romandaki sonradan yeniçeriye alınan Küçük Hasan aslında İran Şahı'nın kuzenidir, tahtta hak talep etmemesi için kuzeni olduğunu ve bu yüzden hadım edildiğni yıllarca Hasan bilememitir. Şah , Taçlı 'ya hizmet etmesi için Hasan ı hizmetine vermiştir. Tehlike olarak görmemektedir Hasan'ı. Yani bu kitaptaki gibi evlatlık alınması gibi bişi yok, Taçlı da güzel, alımlı namuslu bir şah eşi dir. Bu konunun bile bu kadar fazla kaynağa rağmen burada böyle farklı anlatılaması kitaba ve yazarına karşı anti sempati duymama sebep oldu. Bunun gibi çarptırılan birçok olay ve kişiler yer almaktadır kitapta. Kesinlikle okunmasını tavsiye edemeyeceğim bir kitap. Hiç okuma zahmetine girmeyip dizisini izlemek daha mantıklı olacaktır.
Edebiyat & Roman
Valide SultanErdem Anılan · Destek Yayınları · 201220 okunma
Puan vermedi·68 syf.·
2023 9. kitabı
Kitap ilgili bazı düşüncelerimden ve kitaptaki belirgin olaylardan detaylara fazla değinmeden bahsetmek istiyorum. Kitabı çok uzun zamandır okumaya niyet etmiştim fakat çevredeki bu kitabı okuyan kişilerin olumsuz yorumlarından dolayı hep okumayı ertelenmiştim önyargılarımı kırıp okumaya karar verdim. Her ne kadar takıntılı bir aşk hikayesi olarak göze çarpıyor olsa da okunmaya değer ve anlamak isteyenin hayata, aşka dair birçok çıkarımda bulunabileceği bir kitap. Bilinmeyen Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının çocukluğundan son nefesine kadar sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı uzun mektubun alıcısı mektubun kimden olduğunu hiçbir zaman öğrenemiyor. Aslında kadın ve erkek çoğu kez karşılaşmışlardır, hatta kadının genç kızlık döneminde çok kısa bir süre ( üç gün ) birlikte olmuşlardır ve bu birlikten bir çocukları dünyaya gelmiştir. Sık sık karşılaşmalarına rağmen ve bir günlük bir birlikteliklerinde bile ne erkek kadını tanımış ne de kadın kendini tanıtmış ve gerçekleri söylemiştir. Kadının, sevgisini ve kendi çocuklarını açıklamamasının sebebi; kendisine göre sevdiğine paylaşılmamıs derin bir duygudan ötürü sorumluluk yükleyeceğini düşünmesi ve sevdiği adamın kendisinden uzaklaşacağından hatta kısa bir süre bile olsa nefret edeceğinden korkmasıdır. Söylemesini; yalnızca karşısındaki erkek tarafından da aynı boyutta anlaşabildiği ve böylece karışıklı aşk olarak nitelendirebileceği zaman uygun görmüştür fakat bu hiçbir zaman mümkün olmamıştır. Bu sebepten kadın büyük tutkusunu hep bir" bilinmeyen "olarak, tek başına ve tek taraflı olarak yaşamaya razı olmuştur. Kitabın kahramanı bütün bunları hayattaki tek mutluluğu ve aşkının tek tesellisi olan oğlu yüksek ateşten can verdiği gece hiçbir umudu ve
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,7bin okunma