Bütün önemli yazarlar, ilhama ve ilk doğuş anının anlatılamazlığına inanmakla birlikte, "emeğe" ve "işçiliğe” büyük önem verirler. İlk doğuşun kusurlu olduğunu, üzerindeki çer çöpün, kumların ve çakılların temizlenmesi gerektiğini belirtirler. Eserlerin olmuş olarak doğmadıklarını, yazarları tarafından oldurulduklarını ifade ederler. Elbette, yazmak ve üretmek sadece sabır ve zamanlama işi değildir; ona gebe kalmak gerekir. Hüseyin Rahmi, bu konuda Marcel Prévost'tan şu alıntıyı yapar: “Şairler, romancılar, ancak gebe oldukları eserleri doğurabilirler."