“Söyleme Bilmesinler” kitabını çok severek okudum. Kitap bağırmadan, öğretmeye çalışmadan, gündelik hayatın içinden minicik anlarla çok büyük şeyler anlatıyor. Abartılı cümleler yok, süslü anlatımlar yok. Okurken bazen gülümsetiyor, bazen de fark etmeden durup düşündürüyor. Hani bazı kitaplar vardır ya ‘iyi hissettirir’ ama yüzeyde kalmaz; bu tam olarak öyle bir kitap. Hafif ama boş değil.
“Söyleme Bilmesinler”, insanların birbirine söyleyemedikleri, içlerinde tuttukları, bazen farkında bile olmadan bastırdıkları duygular üzerine. Aile, çocukluk, kırgınlıklar, sevgi, utanç, gurur, merhamet gibi çok insani haller var. Büyük olaylar yok; daha çok küçük anlar, küçük cümleler, küçük fark edişler var. Ama tam da bu yüzden çok gerçek.
Kitap şunu çok hissettiriyor:
Herkes bir şeyleri ‘söylemeden’ yaşıyor. Herkesin içinde sakladığı bir kırgınlık, bir özlem ya da bir sevilme isteği var. Sanki biri karşınıza oturup size kendi hayatından küçük bir kesit anlatıyormuş gibi. Bu yüzden okurken yormuyor.
İnsan ilişkilerini seven, duygular üzerine düşünmeyi seven, çocukluğuna dönüp bakabilen biriyseniz bu kitabı çok seversiniz. Ruhunuza dokunacak içten bir kitap arıyorsanız bu kitap sizin için uygun, sade ama kalpten. Sıkıntını, yalnızlığını bende derinden hissettim Ethem.