Bugüne kadar özellikle Türkiye'de müslümanca tutumların ortaya konuş ve savunulmasında "üzümü ye, bağını sorma" sözüne bağlı kalınarak bir mesafe katedildi. Üzümün geldiği bağ o kadar gözden uzak kaldı ki müslümanların hal ve tavırlarına tebessüm eden ve fakat kendi konumu İslam esaslarına aykırı kalmak ve İslam'ın başarısına engel olmakla mukayyet kimseler bile el üstünde tutuldu. Bu yapılırken de kötü paranın iyi parayı kovduğu hatıra getirilmedi.
Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.