hilal

hilal
@hilalsnook
Muhtemelen, sınırın güneyinde bulabileceğiniz bir kelimedir. Ama asla ve asla güneşin batısında değil.
Sayfa 173·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
'ikizi olup artık olmayanlar'
Evliysen, diye konuşmayı sürdürüyor Judith, ve kocan ölmüşse, dul oluyorsun. Anne babası ölen çocuklar öksüz oluyor. Benim gibilere ne deniyor ki?
Sayfa 232·Kitabı okudu
Alıntı
Agnes o an çocuğunun acısından başka her şeye dayanabileceğini anlıyor. Ayrılığa, hastalığa, darbelere, doğuma, yoksunluğa, açlığa, haksızlığa, dışlanmaya katlanabilir ama bu: çocuğunun ölen ikizine bakışı. Kardeşinin ardından hıçkıra hıçkıra ağlayışı. Çocuğunun acılar içinde kıvranışı.
Sayfa 215·Kitabı okudu
Alıntı
Bütün hayatların, her şeyin oradan dışarı aktığı ve her şeyin oraya geri döndüğü bir çekirdeği, merkezi, sıfır noktası vardır. Evde olmayan anneninki de bu an: çocuk, boş ev, ıssız avlu, duyulmayan haykırış. Hamnet'ın orada, evin arkasında durup onu besleyen, kundaklayan, sallayıp uyutan, ilk adımlarını atarken elinden tutan; ona kaşık kullanmayı, içmeden önce çorba üflemeyi, karşıdan karşıya geçerken dikkatli olmayı, uyuyan köpekleri rahat bırakmayı, bir şey içmeden önce bardağını çalkalamayı, derin sulardan uzak durmayı öğreten insanlara seslenişi. Hayat boyu, annenin tam merkezinde kalacak.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Alıntı