hira

hira
@hiraeeth
lütfen tanrım; yarsın ışık katılaşmış ruhumu görünmez bir bıçak gibi, öldürsün geceyi.
insanların birbirlerini süzdükleri kalabalıklarda ise kendini daima fazladan hissediyordu. ağızlardan çıkan hiçbir sözü dinlemediği halde, söylenen en masum kelimeyi bile kendine edilmiş bir küfür gibi algılayabilirdi. içinde büyüyen ve bugün ölçüsüz bir dev haline gelmiş kinyas başka hiçbir isim ve insanı kabullenemiyordu. yer kalmamıştı hiçbir tanışmaya, hiçbir kalabalığa.
Sayfa 175
Reklam
çevresindeki kalabalığa fırlattığı bakışlar tuzağa düşürülmüş vahşi bir hayvanınkiyle aynıydı. kendisini kuşatılmış hissediyordu. ellerini nereye koyacağını bilemiyor, yanındaki kadınla göz göze gelmemeye çalışıyordu. o kalabalık çok fazla gürültülüydü kinyas için. agorafobisi olan herhangi bir geri zekalı paranoyaktan dostumu ayıran unsursa, içinde bulunduğu rahatsız edici ortamı terk etmek arzusunun yerine, kendisini bu kadar ürküten, öfkelendiren insanları yok etme, öldürme isteğine sahip olmasıydı.
Sayfa 174
iki değişik kayra'yı kabul etmiştim. ve ikisiyle de başa çıkabileceğimi düşünüyordum. tabii hayatımın ikinci büyük hatası da fazla nazlanmadı ortaya çıkmak için. hesaba katmamıştım o her şeyi dışardan seyreden üçüncü kayra'yı. hiçbir duyguya, fikre dahil olmayan kayra'yı unutmuştum. içimde bir stadyum dolusu adam vardı. ve ben saymaya daha yeni başlıyordum.
Sayfa 173
en büyük hatam sigara içtiğimi inkar etmem gibi, delirdiğimi de inkar etmem oldu. beynim bir et parçası olarak dayanamadı bu delirmelerime ve ani geri dönüşlerime. kaldıramadı genişleyip daralmaları. ya deli olduğumu itiraf edip tedavi edilmeliydim ya da normal olduğuma kendimi ikna etmeliydim. bir tercih yapmam gerekiyordu.
Sayfa 173
nasıl tam deliliğin içinde yüzdüğümü düşündüğüm bir anda, böylesine çabuk ve hatasız bir şekilde normale dönebiliyordum? nasıl olabiliyordu? neden anneme, "ben çok kötüyüm. kendimi kötü hissediyorum. belki de deliyim!" dememiştim? demiyordum!
Sayfa 173
Reklam