annesiz, babasız, vatansız bir çocuğun doğuştan sahip olduklarına ulaşabilmek için bir insanın çekebileceği en büyük acıları çektim... keşke hepsi ölseydi. herkes ölseydi. görmeselerdi beni. dünyaya böyle bir canavarın geldiğine tanık olmasalardı. keşke doğmasaydım... sadece kötülük ve acı yaydım etrafıma. bazen hiç tanımadığım insanların, kendiminkini tehlikeye atarak hayatlarını kurtardım. ama bu kutsal görünen işi bile yapmamı sağlayan tek bir şey vardı. ne hayatını kurtardığım insanın canına verdiğim değer, ne de bir kahraman olma isteği. sadece kendi hayatıma değer vermediğim ve çok sıkılıyor olduğum içindi. benim gözümde eski bir dost farksızdı dünyanın en vahşi canisinden!.. nasıl herkesi öldürebilirsem, yine herkesin de hayatını kurtarabilirdim canımın pahasına...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
belki de yardım istemeliydim bir terapistten. ruhumu iyileştirecek birinden. bir bilim adamından. ne komik olurdu bürosundan kendimi iyi hissederek çıksaydım.
sadece kendi sesim yankılanıyor duvarlarda. yıllardır hiçbir şey yapmıyorum. hiçbir şey başarmıyorum. başarıyı, iki elimi havaya kaldırıp yerimde zıplamayı çok uzun zaman önce bıraktım. tek başarım ölmek olacak. çok güzel öleceğim. mükemmel öleceğim. bütün doğa kanunlarına uygun "conventionnel" bir ölümüm olacak. bunu düşünerek yaşıyorum. suyun üstünde sektirdiğim bir taş gibi en fazla yedi kez titreyeceğim. sonra da bitecek. düşüncelerine susturucu takılmış bir insan olsaydım eğer korkardım ölümden. ama o kadar uzağım ki sessizliğe...
her aldığım nefes boğazımı yakıyor... ben çok zor yaşıyorum. doğumumdan beri ölüm döşeğindeymiş gibi yaşıyorum... onun için bir restoranda oturunca masayı kendime doğru çekiyorum, sandalyemi oynatmadan. çünkü hasta olan benim. her şey bana düzenlenmeli. ben gitmem. onlar gelsin! zaten kimse kimseyi çağırmıyor. kimse kimseyi kovmuyor...