ve bir aralar, kendime kızdığımı da hatırlıyorum. bir kadını sevemediğim için sinirimden ağladığım geceler de oldu. ama bir türlü, başka bir insanın varlığını hayatımda vazgeçilmez kılamadım.
annemle babamı bile hiçbir zaman çocukları gibi sevdiğimi sanmıyorum. nedeni kötü olmam değil. sadece, sevmek yok duygularımın arasında. daha doğrusu, sahip olduğum hiçbir duygu kalıcı değil. daha çok zevk, kızgınlık, iğrenme gibi anlık hisler oldu bedenimi yönlendirenler. ama hiçbiri üç günden fazla sürmedi. belki de, hayat yeterince uzun değildir aşık olabilmek için. belki bin yıl yaşayacağımı bilseydim, bir karakterim olur ve ona göre birilerini sever, geri kalanlardan nefret ederdim!
şimdiye kadar hiç karşılaşmadığım bir durumdayım. ilk kez hissettiğim bir duygu. boşluk. içinde, birkaç temel bilgi ve görüşten başka hiçbir düşünce zerresi barındırmayan, boş bir akıl.