ah, durmak yok, içine dalmalıyım bu canlılığın, bir şekilde ben de diğerlerinin bu seyiren, gülen, rahatlayan tutkusuna dahil olmalıydım, ne olursa olsun ben de içlerine akmalı, sızmalıydım damar yollarına, iyice ufalmalı, kendimi kaybetmeliydim bu telaşın içinde, dünyanın kirinin içinde bir tek hücrelinden ibaret kalmalıydım, sayısız kalabalıkla birlikte çukurun içinde zevkten titreyerek ışıldayan bir yaratık olmalıydım; durmak yok, bolluğun, bu girdabın içine karışmalı, kendimi kendi gerginliğimden bir ok gibi fırlatıp atmalıyım bir meçhule, beraberliğin cennetine doğru.