hira

hira
@hiraeeth
lütfen tanrım; yarsın ışık katılaşmış ruhumu görünmez bir bıçak gibi, öldürsün geceyi.
bu insanlardan ne istediğimi kendim bile tam olarak bilmiyordum, sadece yalnız kalmaya ve kendi ateşimle yanmaya daha fazla tahammül edemiyordum. fakat hiç kimse beni görmüyor, bakışlar beni görmeden geçiyordu, kimse varlığımı hissetmek istemiyordu.
Sayfa 71
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
hiç ama hiçbir zaman, binlerce, on binlerce insan arasında dalgalandığım, dört bir yandan sıcaklıkla ve sözlerle dolduğum, ama yine de bu doluluğun akışına kapalı olduğum şu ankinden daha fazla paylaşıma, bir insana ihtiyaç duymamıştım. denizde susuzluk çeken biri gibiydim.
Sayfa 70
kaynayan kanım parmak uçlarımda batıyor, şakaklarımda zonkluyor, boğazımı baskılıyor, alnımı sıkıyordu; yıllar süren duygusal uyuşukluktan sonra bir anda beni kavuran bir ateşe yakalanmıştım. şimdi açılmam, bir sözle kendi dışıma çıkmam, bir bakışla kendimi ifade etmem, dışıma taşmam, kendimi elden çıkarmam, teslim etmem, basitleştirmem, çözülmem gerektiğini hissediyordum; kendimi bir şekilde suskunluğun, beni bu sıcak, taşan, canlı unsurdan ayıran sert kabuğundan kurtarmalıydım.
Sayfa 69
içinde bulunmuş olduğum karışık durumu sözcüklerle ifade edebilmem imkansız, ama bunu belki de en iyi şekilde bir benzetmeyle anlatabilirim: gürültüyle, duygularla, seslerle dolup taştığımı ifade ederken, kastettiğim, bir an sonra göğüs kafesini kırabilecek muazzam bir basınçtan kurtulmak için tüm çarklarıyla delicesine dönen bir makine gibi aşırı ısınmış olduğumdu.
Sayfa 69
ah, durmak yok, içine dalmalıyım bu canlılığın, bir şekilde ben de diğerlerinin bu seyiren, gülen, rahatlayan tutkusuna dahil olmalıydım, ne olursa olsun ben de içlerine akmalı, sızmalıydım damar yollarına, iyice ufalmalı, kendimi kaybetmeliydim bu telaşın içinde, dünyanın kirinin içinde bir tek hücrelinden ibaret kalmalıydım, sayısız kalabalıkla birlikte çukurun içinde zevkten titreyerek ışıldayan bir yaratık olmalıydım; durmak yok, bolluğun, bu girdabın içine karışmalı, kendimi kendi gerginliğimden bir ok gibi fırlatıp atmalıyım bir meçhule, beraberliğin cennetine doğru.
Sayfa 68