hira

hira
@hiraeeth
lütfen tanrım; yarsın ışık katılaşmış ruhumu görünmez bir bıçak gibi, öldürsün geceyi.
o an içimdeki bu donuklaşma sürecinin ne kadar ilerlemiş olduğunun birden bilincine vardım; akan, yansıyan sular gibi hiçbir şeyin tutsağı olmadan, hiçbir yerde köklenmeden, kayıp gidiyordum ve bu soğukluğun ölüme, cesede benzer bir yanının olduğunu çok iyi biliyordum; henüz çürümenin kötü kokan zerresi sarmamıştı gerçi, ama umutsuz bir donukluğun, acımasız soğuk bir hissizliğin gerçek anlamda bedensel ölümün ve çürümenin önüne geçtiğinin dışarıdan da belli olduğu dakikaydı.
Sayfa 17
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
varlığımdaki bütün çelişkileri fazlasıyla mantıklı bir yöntemle devre dışı bırakmıştım ve bu çelişkilerin eksikliği canlılığımı tüketiyordu. istemelerimin gittikçe zayıflayarak azaldığını, duygularıma bir tür donukluğun hakim olduğunu fark ediyordum; bu durum belki de şu şekilde daha iyi ifade edilebilir, bir tür ruhsal iktidarsızlığa ve yaşamı tutkuyla sahiplenme beceriksizliğine düşmüştüm.
Sayfa 14
o zamanlar bazı yarı bilinçli hallerimde içimde uyanan şey arzuların kendisinden ziyade, arzulamayı arzulamaktı; daha güçlü, daha asi, daha hırslı, daha doyumsuz istek duyma, daha yoğun yaşama, belki de acı çekme isteğiydi.
Sayfa 14
o zamanki olduğum kişiden, tam da bu olay nedeniyle tamamen uzaklaştım; onu dışarıdan, soğuk ve yabancı olarak görüyorum ve kendisini, hakkında pek çok temel şeyleri bildiğim, ama yine de benim artık kesinlikle dahil olmadığım bir takım arkadaşı, bir arkadaş, bir dost olarak tasvir edebilirim. hakkında, aslında onun bir zamanlar benim kendim olduğumu hiçbir şekilde hissetmeden, konuşabilir, onu eleştirebilir veya yargılayabilirim.
Sayfa 10
hafızamda o anılara varan yolu adım adım geriye gitmek için ne işaretlere ne de bir rehbere ihtiyacım var, bir uyurgezer gibi ister gecenin, isterse günün ortasında olsun, istediğim zaman o ortama geri dönebiliyorum ve her ayrıntıyı kuru bir hafıza ile değil, sadece kalbe has bir durulukla görebiliyorum.
Sayfa 8