sokaklardan
alanlardan
gelmişim
güzel anam
tatlı bacım
kardeşim
kavgalardan gelmişim
ne bakarsın yaslı yaslı
yüzüme
üstümbaşım liyme liyme
pis diye?
bak şu ellerimin bayraklarına
bak alnıma
güzel anam
tatlı bacım
kardeşim
alnımın şafaklarına!
benzemiyor bu kavga
yumuşacık salonlarda kalça çalkalamağa
ve serilip yatmağa
kuştüyü yataklarda!
süt dökerek gelenler
bu saltanata
süt dökerek gidecekler
bu saltanattan
böyle diyor bilim baba
böyle diyor kelepçede yatanlar
ben ölümden korkmam ağam
kurttan korkarım
yorgan bassa ağzıma
ben uyuyamam
ya ben yerin altında
nasıl yatarım!
ölmek birşey değil doktor
ondan sonrasını düşlemek beter!
yahu gitmiş etler be
yahu gitmiş sinirler
ne renk kalmış yanaklarda
ne de öpücük
gözler akmış yahu be
dökülmüş mor dudaklar
ne kepçesi kulakların
ne de burnun eti kalmış
elmacıklar benzemiş bulutsulara
hititli bir kayada
hititli bir savaşa
gider gibi dizilmişler dişlerim
dişlerim sıra sıra
1.74 değil boyum
1074
72 değil kilom
1072
puf desem toz ederim bu kenti
yürüsem çatır çatır çöker bu asfalt
ey insan kılıklı madrabazlar soyubitmişler
zorlamayın o kapıyı
dokunmayın o tellere
kuyudan çıkan toprak
sığmaz kuyuya
doldurur caddeleri birgün olur ki
ağıtlarda sessiz sessiz yatan aptallık
bu aynalar
bu aydınlık
çılgınca mutluyum kamçılanmaktan
ne güzel
ne güzel