Okumam tam 5 gün sürdü.
Türü sevdiğim için elimden bırakamadım. Sırada benzeri başka kitaplar var. Onları da okuduktan sonra daha iyi bir değerlendirme yapabilirim.
Çeviri ile ilgili şunu ekleyim:
Çevirmen İngilizce metne bir çok yerde sadık kalmayarak örnekleri yerelleştirme çabası içerisine girmiş. İran yerine Türkiye'yi koymak gibi... Ancak dipnotları değiştirmeden bırakmış ve bu çok gereksiz ve faydasız bir çaba olmuş.
Onun haricinde çevirinin kaliteli, akıcı ve anlaşılır bir Türkçe ile yapıldığını rahatlıkla söyleyebilirim.
Kitap etkileyici bir dile sahip ve vermek istediği mesaj çok açık. Ancak kurgu, bu mesajın arkasında kalmış görünüyor ve bu durum da aslında mesajı bulandırıyor.
Şöyle ki;
(Bundan sonrası spoiler içerir)
Kitabı okurken Meursault'un ruhsuz ve vurdumduymaz tavrı gerçekten insanın sinirlerini bozuyor.
Kitapta anacığım diye bahsettiği annesinin ölümüne bu denli duyarsız kalması bir çelişki iken, yas tutma ritüelini harfiyen yerine getirmesi de, bir adam öldürmesine rağmen bunun ciddiyetini anlamak istemeyen bu derece ruhsuz birinde görülmemesi gereken bir davranış tarzı.
İdam ile yargılanırken gösterdiği soğukkanlı vurdumduymazlığı, verilen hüküm sonrası gösterememiş olması, panik havası ile papaza verdiği tepki, o, evlilik de dahil her karar aşamasında kendisi için olsa da olur olmasa da olur havası ile kendinden emin bir mutlulukla yaşadığı hayatı aslında çok fazla sevdiğinin (papazın da dediği gibi) açık bir göstergesi. Bugün ölmek ile yıllar sonra ölmek arasında fark yok fasaryaları ise kendini topluma kasıtlı olarak yabancılaştıran birisinde çok eğreti durmakta.
Bu mesajın; hayata dair, insanlar için önem arz eden bir çok şeyle içten içe dalga geçen, iç yüzünü bilmediği bir olay hakkında insanlar aleyhinde tanıklık yapabilen, sevmediği insanın evlilik teklifini olur diye bir çırpıda kabul edebilen, daha yeni ve zoraki arkadaşının hasmını öldürmesi ihtimali karşısında yapma diyemeyen, aksine yardımı kabul eden, başına güneş geçmesi üzerine tanımadığı bir insanın katili olan, bunu dahi ciddiye almayan, kendini savunmak için bir gayret sarfetmeyip sonra ağlayıp sızlamaya başlayıp papaz döven bu bencil ve habis ruhlu, karakter sahibi olmaktan çok uzak şahıs üzerinden verilmemesi gerekirken bunun yapılmaya çalışılmış olması abesle iştigal değil de nedir?
Hele ki
Sadece okuyabileceğiniz en iyi Hulk hikayesi değil, mutlaka okunması gereken en iyi çizgi roman, en iyi crossover, en uzun hikayelerden biri.
Seri 3 ana seri etrafında bir çok mini seriyi de içeren onlarca sayıdan oluşuyor.
Planet Hulk - 25 sayı
World War Hulk - 46 sayı
WWH Aftersmash - 10 sayı
Marvel evrenine direk entegre olan bir çok yeni karakterle tanışırken, Hulk'ın dramını iliklerinizde hissedecek, Hulk tüm Marvel evrenini elden geçirirken intikamı alınmış insanlar gibi rahatlayacaksınız.
Ana seriler Greg Pak'ın muhteşem çizimleri ile sunulmuş.
Hulk'ı hiç böyle görmediniz.
Planet Hulk 1Greg Pak · Gerekli Şeyler · 201025 okunma
Macera çok kaliteli bir hikayeye sahip değil.
Bu hikayeyi okumamın sebebi sadece Jim Lee'nin muhteşem çizimleri oldu.
Bu kadar kaliteli çizimler, iyi bir hikaye ile desteklenseydi muhteşem olurdu. Bu hali ile hikayeye kurban gitmiş çizimlerden ibaret bir kısa hikayeden başka bir şey değil.
Batman - HushJeph Loeb · JBC Yayıncılık · 2016326 okunma
Dan Brown'ın açtığı yolun yolcusu bir (ya da iki) yazar daha!
Konu ilginç, buluş güzel. Ancak, olmamış, olamamış. Yavaş ilerliyor ve çekici olamıyor.
Bu kitabı Dan Brown yazmalıydı, ama başka bir senaryo ile...
4'ün KuralıDustin Thomason · Altın Kitaplar · 2005348 okunma