Bugün Yunan tanrıları olarak bildiklerimizin aslında Anadolu tanrıları olduğunu anlatıyor.  Yunanlılar; İyonyalılar, Karyalılar, Sümerler, Hititler gibi Anadolu halklarının kültürlerini sahiplenmiş, Türkler ise İslamiyete uymayan her şeyi batıya itelemişler.
Ayrıca bugün İslamiyete ait olduğunu sandığımız bazı geleneklerin, örneğin domuz yememek ya da sünnet, aslında Kibele’ye tapınan halkların törenlerinden kalma gelenekler olduğunu anlatıyor. Bir kurban verme geleneği; erkeklik organı kökünden kesilerek toprağa gömülür ki Kibele baharı getirsin… ya da bütün domuzlar Kibeleye kurban verildiği için domuz yemek yasaktır. Hıdırellez ya da Nevruz, Tammuz’un dirilişidir...
Karşılıklı Yardımlaşmanın Evrime Katkısı kitabında okuduğum bir bilgiyi burada da gördüm; ayinler :) eski toplumlar ibadet için şarap içip ateş başında dans ederler, dans ederken en çok kendinden geçenler tanrı ile en çok bağ kuranlar olarak görülürler
“Türkler geldiğinde Anadolu’nun nüfusu 21 milyondu. Doğudan gelen Türk soyu 1-2 milyon. Gelen Türkler Anadolu’daki nüfusu şişirmemiş tersine orada bulundukları nüfusa karışmışlardır. Bu nedenle biz o uygarlığın gerçek varisleriyiz çünkü o kültür Anadolu’da doğup gelişmiştir. Anadolu’dan Yunanistan’a geçmiştir.”