📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ona geçerliymiş gibi gelen tek şey, duygular için yaşamaktı-nedensiz ve gelgeç, salt yeniden dirilmek için ölen, hiçbir yönü ya da amacı olmaksızın sönen, sonra da ansızın alevlenen duygular için.
Akşamüstü güneşinin vurduğu su durgundu. Tam altındaki küçük koya baktı. Arkadaşının coşkudan ne kadar yoksun olduğunu düşündü. Kiyoaki mutlak bir can sıkıntısıyla sırf eğlenebilmek için arada bir ona katılsa bile asla hiçbir şeye önayak olmazdı.
Son. Uzun bir maceranın sonu. İnanılmayacak derecede yoğun duygular yaşatan, yüzlerce karakterle tanıştıran, günlerimi gecelerimi alan bir maceranın sonu, ve ne yazık ki serinin asıl yazarı tarafından yazılmamış.
Kitapta ana karakterlerin bakış açısından çok, Brandon Sanderson'ın yeni karakterleri Androl ve Pevara üzerinden olayları takip ediyoruz. Mantıklı bir yol olduğunu düşünüyorum, Sanderson'ın anlatmasını kolaylaştırmış. Ancak kitabın seriyle uyumsuzluğu hiç de bundan ibaret değil... Rand'ın Seanchanlar önünde diz çökecek olması kehanetinin, Rand'ın yalnızca fiziksel olarak diz çökmesiyle gerçekleşmesi, Aviendha'nın bacaklarından itibaren vücudunu feda ederek Graendal ile savaşma sahnesinin ardından aslında aldığı hasarın çok az olduğunu ve ayakta durabildiğini görmemiz, Rand'ın cenazesinde Aviendha, Min, Elayne üçlüsünün "Şimdi Rand'ın ölmediğini kimseye belli etmemeliyiz" deyip Rand ölüm döşeğindeyken hiç umursamayıp yanına bile gitmemeleri, ağlamamaları ile durumu mükemmel şekilde saklamaları (!), Valere Borusunu gölgenin kullanamayacağının açıklanması ve okurken göze çarpan daha pek çok ayrıntı. Hepsi çocuk kandırmaya yönelik gibiydi. Sanderson'ın serideki önceki kitapları bu kadar uyumsuzluk içermiyordu, son kitabı böyle yazmış olmasına gerçekten anlam veremedim.
Bunun dışında, Faile'in yolunun eninde sonunda Valere Borusu ile kesişmesi, Min'in gördüğü simgelerin Seanchanların alametleriyle ilgili olması, Padan Fain ve hançeri yenen kişinin Mat olması gibi bağlantılar güzeldi. (Mat ve Padan Fain karşılaşması çok anlamsız ve mantıksız şekilde gerçekleşmiş olsa da)
Seride en çok beklediğim sahne, Karanlık Varlık'ı görmekti. Ama ne yazık ki kitabın en kötü sahneleri bu sahneler oldu. Bütün kitap boyunca uzatılmış, hiçbir derinliği olmayan bir yüzleşme sahnesi.
Işığın AnısıRobert Jordan · İthaki Yayınevi · 2013519 okunma