İnsanın diğer varlıklar için bir kötülük istememesi, onların üzüntü ve acılarını görerek acı çekmemek içindir. Başkaları için bir iyilik istemesi de yine onların kendileri için olmayıp başkalarının mutluluğundan kendine yarar payı çıkarabilmek içindir.
Deneysel bilimin gelenlerinin bütün çabaları, bir kez tasarladıkları varsayımı ne pahasına olursa olsun genele kabul ettirmek için, söz konusu varsayıma destek verecek işaret ve belirtileri araştırmaya yöneliyor. Bunların istek ve amaçları araştırılacak olursa, bütün bu çaba ve uğraşlarının altında, hayatı inceleme ve açıklama isteğinden çok, kendi temel inançlarını kanıtlamak isteği görülür.
Bilim dünyasında araştırma alanı genişledikçe, insancıl dil de giderek sıkışmaktadır. İnsancıl dil nesne ve düşünceleri genelin bulduğu sözcüklerle anlatır. Bilim dünyası ise bilinmeyen düşünceleri bilinmeyen sözcüklerle anlatmaya çalışır.