Adı:
Hayat Üzerine Düşünceler
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
198
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759088231
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Akvaryum Yayınları
Baskılar:
Hayat Üzerine Düşünceler
Hayata Dair Düşünceler
Hayat Üzerine Düşünceler
Hayat Üzerine Düşünceler
Hayat Üzerine Düşünceler
Geçimini değirmencilikle sağlayan bir adam hayal edelim. Bu adam, atalarından duyduğu biçimiyle değirmenin bütün ayrıntılarından ve onu çalıştırmak için gerekli bütün işlemlerden haberdar olsun. Mekanik biliminden habersiz olan bu adam, tahılın iyi öğütülmesi için değirmenin ötesini berisini kendi bildiği gibi düzeltip ayarlarken, değirmenin asıl kuruluşunu öğrenmeye merak sarar. Ve un dökülen oluktan değirmenin taşlarına, değirmen taşlarından mihverine, oradan da çarklara geçerek, çarkı döndüren suya ulaşır ve bu değirmenin hareket etmesi konusunda en önemli ögenin akan su olduğunu anlar. Bu buluşuyla sevinen değirmenci, değirmen taşlarını ihtiyaca göre biraz kaldırmayı ya da indirmeyi, bir çarktaki dönüş hareketini diğerine aktaran kayışları duruma göre sıkmayı ya da gevşetmeyi vb. terk ederek, değirmenin içindeki bütün hareketlerin ilk kaynağı olan suyu incelemeye başlar.
200 syf.
·5 günde
Yaşam, ölüm, aşk, sevgi üzerine felsefi boyuttan bakılmış, kendi kendini sorguya çekerek, bunlara cevaplar aranmış güzel bir kitap. Çoğu düşüncelerine katılmakla beraber, bazı düşünceleri de bana çok ters geldi. Hayat mücadelenizde zorlandığınız, anlaşılması karmaşık olayların çözümlenmesinde bir nebzede olsa sizlere yol gösterecek bir kitap. Okunmasını tavsiye ederim....
200 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
KÜÇÜK BİR ÖYKÜ BU...

“İşte öyle bir kesit
Minik bir parantez
Tırnak içinde hepimizin başından geçen
Bildik o küçük, küçücük öykülerden”...
Bilmem ki sıradan bir öykü mü onunki de? Küçük yaşta ailesiz kalan, aşırı dindar halanın yanında büyüyen Tolstoy; kimine göre katı bir Hristiyan, kimine göre ateist, kimine göre sonradan Müslümanlığı seçen bir kahraman...
Soylu bir toprak ağasının oğlu iken tüm varlığını köylülere dağıtıp ( Robin Hood :)) bir köylü gibi giyinip bir köylü gibi yaşayan ve bir tren istasyonunda ölen yalnız adam...
Herkes bir şey der ona:
Pırıltılı adam...
Çara kafa tutan cesur yürek... Lenin’in hayran olduğu yazar... Edebiyatın Madonna’sı...
Edebiyat tarihinin aşk kraliçesi Anna Karenina’yı daha önce okumamış olsaydım onunla katılırdım İnci Hanım’ın etkinliğine. Payıma düşen kitabı “Kaderimdir.” diyerek bağrıma bastım... :))
Saçı sakalı ağarmış bilge yazarımız tüm kitapta yaşam, varoluş, amaç, din, doğum, ölüm, aşk üzerine ahkam kesmiş ve tespitler yapmıştır.
Soruyu kendi sormuş kendi cevaplamış ve bunu yaparken yan çizmemiş, kısa kesmemiş, kendini kendi başından savmamıştır ( görgü tanığıyım :)) - ne de olsa başak burcudur kendileri: titiz, detaycı, akıllı, hazırcevap :))-...
O devrin Google amcası ünvanına layık biridir kendileri , tek şartla:
Pozitif bilimlere yaklaşımını kabul edemem naçizane..Der ki: “ Çağdaş bilimin öğretileriyle eğitilenler - ben o kategorideyim şahsen- kendilerinde akılsal vicdanın uyanış vaktinde - yani hidayete erdiğinde :)- büyük bir kuşkuya düşerler.” “ Zamanımızın pozitif bilimlerine kapılıp onun her savının doğruluğuna kuşku duymaksızın inananlar, hayatı doğumla başlayan kişisel var oluşun sürmesi biçiminde kabul ederler.” diyerek bilimsel her verinin yeni verilerle sürekli değiştiğinden yakınmaktadır.
Bilimin amacı aramak, doğruya deney ve gözlem yoluyla ulaşmaktır - oysa Tolstoy bilimin insanlığa hayır getireceğinden şüphe duymakta-
Onun pusulası vicdandır, ben bilimsiz vicdanın , salt duygularıyla hareket etmenin doğruluğundan şüphe duyarım .:))
Bilimi saf dışı bırakırsam geri kalan her şeye varım, hepsine hemfikirim.
Örneğin insan ne kadar narsistse o derece itici görünür ...
Hayatı aşk ve sevgi temeline oturtmuş Tolstoy ,Tıpkı Yunus Emre gibi, Hacı Bektaş- ı Veli gibi...
Tolstoy’a göre aşk, sadece bir insanı sevmekle sınırlı değildir; kendi çocuğunu, kendi aileni, kendi yurdunu değil tüm insanlığı sevmeli...
Hz. İsa’ya ve İncil’ e güzellemeleri es geçmeyelim..
İncil: “ Eğer sendeki tavır karanlıksa, asıl sendeki karanlık nasıl bir şey olsa gerek?”
Bizim Yunus ne der?” Bir ben var benden içeri...”
Cemil Meriç ne der? “Ruhumuzun mahzenlerinde bizden habersiz yaşayan bir alay misafir var. “
( Beni benden alırsan seni sana bırakmam , eee tam oturdu buraya sanki :))
Yine Tolstoy ‘a göre hayat “ çıkar” üzerine kuruludur ve bu çıkar kişinin kendi çıkarı değil, insanlığın çıkarı olmalı - buna kimse itiraz etmez, edeni döverler :))-
Birkaç evlilik ve 12 çocuk yapan Tolstoy aşkı tanımlarsa:
“Aşk, akıl yasasına bağlı olan hayvansal kişiliğin en akılcı hareketidir.”
“Aşk ve akıl” aynı cümle içinde çelişen sözlerden dolayı anlatım bozukluğuna sebebiyet verebilir. :)))

Sonsöz:Yaşına başına, saçına sakalına hürmeten - pozitif bilim hakkındaki görüşlerini bir yana bırakırsam-
Tolstoy’ la Nirvana’ya erişmek işten bile değil... :)))
200 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10
'Hayat neden bu kadar kötü? ' 'Neden insanların başına kötü olaylar geliyor? ' sorularını ve hayatı sizde benim gibi sürekli sorguluyorsanız, belki Tolstoy'un da fikirlerine başvurmak isteyebilirsiniz. Ben çok beğendim. Farklı bakış açıları katıyor insana.


http://hayalimdekikutuphane.blogspot.com.tr/...ler-lev-tolstoy.html
200 syf.
·Beğendi·9/10
Yaşamın herhangi bir anında ve akışkan dinamikliği içerisinde, farkındalığımızı yitirsekte sormaktan alıkonduğumuz sorularla er geç tanışırız. Doğa yasalarının gölgesinde biz bireylerin kavuştuğu "ben", yine aynı yasaların egemenliğinde sönük dönemler yaşar. Fakat bazen bir müzik notası, diğer anlardan farklı bir kare ya da bir duygu "ben"i tekrar yüzeye çıkarır. İşte böyle dönemler uzun süre sormadığınız sorulara kucak açar. Her bir soru siz ve boşluk arasında bir mücadeleyle dönüşür. Bu nokta da Tolstoy düşünceleriyle göğsünüze çöken boşluğu doldurmaya yardım eder.
192 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Kitabı incelemek biraz zor gelse de bir kaç kelime yazmak gerek diye düşündüm. Yazarın ustalığını zaten dünya biliyor. Hayatla ilgili görüşleri aslında bildiğimiz fakat farkında olmadığımız olaylarla bize hatırlatılıyor. Son söz kısmında "tüm dünyanın Hz İsa'nın çağrısına kulak verecek " cümlesine kadar beğenmiştim. Neyse bir hatırlatma olarak hayatı nasıl algıladığımızı okumak isteyen okusun.
200 syf.
·Beğendi·5/10
Evet, yıllar önceydi. Felsefeye perde araladığım ilk demlerdi. Belki de hayatım boyunca unutamatacağım bir kitap... Öyle ya insan en çok okuduğu kitabı hatırlarmış Ben bu kitabı tam beş defa okudum. Sonuç olarak hâlâ anlamış değildim, ama bu anlamayış birikim olunca insanın ayakları altında basamak oluyormuş. Bunu geç anladım fakat hayatımın çoğu yerinde bu bilgileri rahatlıkla kullanıyorum . Evet beş defa okudum ama IYIKI OKUMUŞUM, saygılar.
200 syf.
Tolstoy bu kitapta ölümü, aşkı, dini, ölümden sonrasını vb. hayatla ilgili şeyleri ele almış. Cesur ve açık bir dille eleştirdiği, farisiyenlerin ve pozitif bilim yandaşlarının savundukları şeyleri onların ağzından sorular sorarak çürütmeye çalışmış. Kitapta, hayatla ilgili öznel yargılarını paylaşmış. Derin ve okurken kimi okuru zorlayabilecek bir kitap.
200 syf.
·5/10
Yazarın büyüklüğü ve düşünceleri tartışılmaz fakat Ahmed mithat rıfatov'un çevirmenliğini yaptığı kaktüs yayınlarından çıkan eserde çevirmenin ve yayına hazırlayanın yorumları hem okuyucuya hem de yazara büyük bir saygısızlık örneği olmuş. Keşke notlarına biraz daha dikkat edip daha objektif yazmaya çalışsalardı. Genelde bu tarz çevirilerde çevirmenlerin ve editörlerin yorumlarına alışığım ve oldukça yararlı olduklarını düşünüyorum. Fakat bu eserdeki anlamsız ve yanlı yorumlar kitaba ve okuyucuya bir terbiyesizliktir. Bu bir felsefe kitabı, ona göre hareket edilmeliydi.
192 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hayvani şahsiyet ile akli vicdan, para, hayat ve ölüm, bu dünyadaki hayatın son olmadığı, aşkın neler istediği.... Hayata dair pek çok konuyu ele alan kitap, okurken insanların derin düşüncelere dalmasını sağlıyor. Dünya klasikleri arasında aldığı yeri hakeden bir eser.
Var olan, yalnız ve yalnız ölümdür ve bizim hayat dediğimiz şey de bu ölümün oyunudur.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 133 - Ema Klasik Yayınları
Hıristiyanın biri, bir Yahudi'yle tartışırken, karşısındakinin saçma sapan sözlerine cevap olarak Yahudi'nin kel kafasına " şap" diye bir tokat yerleştirir ve sonra sorar; Sesin çıkmasına neden olan şey, senin kafan mıdır, yoksa benim elim midir?
Her kim ki, Kendi hayatını korumaya çabalar; o adam hayatını yitirir. Ve her kim ki, hayatını benim uğrumda yitirir; ancak o zaman hakkıyla sahip olur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hayat Üzerine Düşünceler
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
198
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759088231
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Akvaryum Yayınları
Baskılar:
Hayat Üzerine Düşünceler
Hayata Dair Düşünceler
Hayat Üzerine Düşünceler
Hayat Üzerine Düşünceler
Hayat Üzerine Düşünceler
Geçimini değirmencilikle sağlayan bir adam hayal edelim. Bu adam, atalarından duyduğu biçimiyle değirmenin bütün ayrıntılarından ve onu çalıştırmak için gerekli bütün işlemlerden haberdar olsun. Mekanik biliminden habersiz olan bu adam, tahılın iyi öğütülmesi için değirmenin ötesini berisini kendi bildiği gibi düzeltip ayarlarken, değirmenin asıl kuruluşunu öğrenmeye merak sarar. Ve un dökülen oluktan değirmenin taşlarına, değirmen taşlarından mihverine, oradan da çarklara geçerek, çarkı döndüren suya ulaşır ve bu değirmenin hareket etmesi konusunda en önemli ögenin akan su olduğunu anlar. Bu buluşuyla sevinen değirmenci, değirmen taşlarını ihtiyaca göre biraz kaldırmayı ya da indirmeyi, bir çarktaki dönüş hareketini diğerine aktaran kayışları duruma göre sıkmayı ya da gevşetmeyi vb. terk ederek, değirmenin içindeki bütün hareketlerin ilk kaynağı olan suyu incelemeye başlar.

Kitabı okuyanlar 218 okur

  • Abdullah ALTAN
  • büşra
  • İlyas Karakaya
  • Tuğba Emen
  • S E H E R
  • Yaren°
  • Murat
  • G. G
  • Ahmet Kaya
  • Selin Sözen

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.7 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%3.4 (2)
5
%0
4
%3.4 (2)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları