Yelken Kitabevi

Yelken Kitabevi
@hkoplay
...
12 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
10/10
İnsanlar gibi kitapların da bir yazgısı var.Özellikle yetkin olanları, tamamlandıkları zaman yazarlarından bağımsız bir yaşam sürmeye başlarlar. Zaragoza’da Bulunmuş El Yazması da bu kitaplardan. Epey yaşlı bir sahibi olan, şehrin dışında kalmış yıkık dökük bir sahafın üst katında, devrilmiş kitaplardan oluşan bir yığının içinde rastladım ona.Adı dikkatimi çekti hemen.”Elinizdeki kitap, sahibi bilinmeyen el yazmalarından oluşmaktadır”… diye başlayan yapıtlar ilgimi çekmiştir daima.Bu el yazmaları genellikle bir savaş sonrasının yıkıntıları arasında sahipsiz bir çantada yada ne bileyim terk edilmiş bir evin tavan arasında bulunurlar yazarlarının bildirdiğine göre.Kitap yayınlanırken benimsenen bu yöntem sanırım ortaçağ yazarlarıyla başlar. O çağın yazar/düşünürlerinin tek kaygısı engizisyonun yargısından kurtulmakken, çoğunlukla kitabın önsözünde yer alan bu açıklama, sonraları kurguya dahil edilmeye başlanmış ve bir anlatım aracına dönüşmüştür. Kitap şu an elimde yok, açıp bakamıyorum ne yazık ki ; o yüzden anımsadıklarımla yetinmek zorundayım. Nasıl ve nereye kaybolduğunu da bilmiyorum. Kitabın yazarı ve anlattıkları kadar kendisi de pek tekin değil sanırım:)Hakkında hiç inceleme yapılmamış olması içime dokundu ve yazgısında olumlu bir katkısı olması dileğiyle bu kısa tanıtımı yazmaya karar verdim.Umarım zamanla daha kapsamlı ve iyileri yazılır. Yanlış anımsamıyorsam romanı keşfeden edebiyat tarihçisi (yada her kimse) ilk kez okuduğunda, yazılış tarihini bilmediği için metnin önemini anlayamadığını söyler.İyice araştırdığında, etkilenmeler ve çalıntılarla dolu olduğunu düşündüğü eserin aslında çağımız fantastik edebiyatını derinden etkileyen bir temel metin olduğunu anlar.Sonradan kitaba 'fantastik edebiyatın incili' yakıştırması bu
Zaragoza'da Bulunmuş El YazmasıJan Potocki · Remzi Kitabevi · 199247 okunma
Reklam
10/10
Hesse'nin Bozkırkurdu'yla aynı günlerde okumuştum.İki kitap arasındaki benzerlik bariz.Ana karakteri ve atmosferiyle akraba olduklarını düşünüyorum.Bu benzerlikle ilgili yazı ve incelemelere rastlayınca düşüncem pekişti.Ancak bu kesinlikle Kürk Mantolu Madonna'nın özgünlüğünü ve değerini değiştirmiyor benim için.İkisi yine de apayrı kitaplar.İlginç ve güzel olan şey benzer karakterlerin farklı kültürlerde önemli bir etki yaratabilmiş olması.Bu, iki yazarın da 'birey olma'nın evrensel yönünü keşfedip dile getirebildiklerini gösteriyor sanırım.Dilimizde böyle bir kitabın yazılmış olması gurur verici...
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,8bin okunma
10/10
... "- Sevdasız yaşanır mı mösyö Hamil? - Yaşanır Momo'cum..." ... Mösyö Hamil'in böyle dediğine bakmayın siz, epey yaşlıdır kendisi.Hafızası gidip gelmekte, bazen dua yerine çok sevdiği Hugo'dan şiirler okumaktadır namaz kılarken. Zaten kitap Yafi'nin güzel bir dizesiyle başlar: " 'Sevdiğin yüzünden deli oldun.' dediler. 'Yaşamın tadını yalnız deliler bilir.' dedim."
Edebiyat
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Agora Kitaplığı · 20095,7bin okunma