Avrupa asıllı insanların alyuvar hücreleri aşağı yukarı küresel bir görünümdedir.Afrika asıllıların bazılarındaki alyuvar hücreleriyse orak biçiminde ya da hilal görünümündedir.Orak şeklindeki hücreler daha az oksijen taşırlar ve bunun sonucu olarak bir tür kansızlığa (anemi) yol açarlar.Bu durum sıtmaya karşı daha büyük bir direnç sağlar.Ölmektense anemik olmak tercih edilir.
Ne şaşılası bir işbirliği düzeni… Bitkilerle insanların birbirinin soluğunu alıp vermesiyle gezegen çapında karşılıklı bir hayat öpücüğü döngüsü, 150 milyon kilometre uzaklıktaki bir yıldızın enerjisiyle sürüp gitmekte…
Önceleri yalnızca okyanusları kaplayan bitkiler, kara parçalarını işgale koyuldular. İlk böcek gelişti; bunun yavruları karalara yayılan hayvanların öncüleri oldular. Kanatlı böceklerle amfibik böcekler doğdu. Hem karada hem suda yaşayabilen balık türedi. İlk ağaçlar ve sürüngen hayvanlar belirdi. Dinozorun gelişimi gerçekleşti. Memeliler ortaya çıkarken ilk kuşlar uçmaya, ilk çiçekler açmaya başladı. Sonra dinozorlar yok oldular yeryüzünden. Yunus balıklarıyla, balinaların ataları olan ilk balıklar belirdi. Aynı dönemde maymunların, orangutanların ve insanların ataları olan primatlar ortaya çıktı. Yaklaşık on milyon yıl önce, insana epey benzeyen ilk yaratıklar beyinlerinin büyüklüğünde önemli gelişmeler gösterdiler. Ardından da, yalnızca birkaç milyon yıl önce, ilk gerçek insanlar ortaya çıktı.