Hamide Güler

Bir sâkiden içtik şarâb,Arş'dan yüce meyhânesi. O sâkînin mestleriyuz, cânlar anun peymânesi. [Yunus Emre]
Reklam
Sustukça semâ kalbime hicrânı fısıldar Gül bülbülü bülbül o güzel ânı fısıldar Derler ki gönül derdine tek çâre unutmak Heyhât unutmak bile cânânı fısıldar
Araf'ı Dünyada Yaşıyor Gibiyiz; Ne Gönlümüz Eşkiyalığa Razı, Ne Nefsimiz Evliyalığa...
Ey sevgili! Gönül nedir ki? Senin aşk ateşinle yakmadığın bir nesne mi kaldı? Aşk zincirine takmadığın bir boyun mu kaldı? [ Yavuz Sultan Selim Han ]
Allah Teâlâ Hz. Adem'i [aleyhisselam] yarattı. Ruha, onun başına girmesini emretti. Ruh cesede girdi. Çamurdan yapılmış beden, et ve kemik haline dönüştü. Hz. Adem (aleyhisselâm] gözünü açtı. Ağzına, burnuna giren ruh aklını çalışır hale getirdi. Ama can bedende tam olarak sirayet etmemişti. Gövde ve bacaklar henüz çamurdu. Ruh cesede ilk olarak baştan girince Hz. Ådem (aleyhisselâm] hapşırdı. "Elhamdulillah" dedi. Rabbim Teâlâ, "Yerhemükellah" buyurdu. Adem (aleyhisselam) he- men kalkmak istedi. Allah Teâlâ, "Yâ Adem, insan aceleci yaratılmıştır. Vücuduna eğil de bak" buyurdu. Bun- dan anlaşılan şudur ki: 1. Yå Ådem, senin başına ne getirsem elhamdü- lillâhtan başka bir şey diyemezsin. Hâlikın benim. 2. Aslını unutup mağrur olma. Kendini ne kadar keremli, aziz, şerefli sayıyorsan da senin vücudunun mad- deleri çamur, balçık, tuğla gibi dünya metaındandır.
Reklam