AZİZ GENÇ!..
İSLÂM'IN ÖZÜ EDEP VE CİHADDIR!.. BU ÜMMET ASIRLARCA BU İKİ MÜTEMÂYİZ VASIF SEBEBİYLE İZZETLİ BİR HAYAT SÜRMÜŞTÜR. SEN DE TEKRAR Ο İZZETE ULAŞMAMIZ İÇİN ÇALIŞMALISIN!..
1-İslâmcı Genç, her şeyden önce dâvâ ettiği İslâm irfanına eğilebilmelidir. Bununsa İslâm harflerini bilmeye ve milli vicdanda asırlarca yoğrularak bütün dinî incelikleri ifāde kabiliyetini kazanmış olan kelimeleri tanımaya bağlı bulunduğu muhakkaktır.
2- Bir İslâmcı genç, önce İslâm'ı bizzat öğrenecek, sonra da hakkıyla yaşayacaktır. Ancak bundan sonradır ki; tebliği için ortaya çıkabilir. Bu tebliğ keyfiyeti, bütün millet efrâdını şümulüne alacak genişlikte gerçekleşmedikçe de, cebir ve şiddet yoluna asla başvurmayacaktır.
3- İslâmcı genç çok değil, fakat öz okuyacaktır. Eline aldığı bir kitap şâyet kendisinin yüklendiği vazifeyi hakkıyla îfa etmesine medâr olacak bilgileri ihtiva ediyorsa, onu bir roman gibi değil, -âdetâ- içer gibi okuyacaktır.
4- Mahdud, fakat seçkin kitaplardan aldığı temel bil- gilerle sağlayacağı "ilmî kifayet" ile "hareket" arasında zaman ve ağırlık itibariyle bir muvâzene kuracaktır ki, dirâyetini göstereceği asıl nokta da budur!..
Hz. Enes bin Malik radıyallahu anh diyor ki: Peygamber sallallahu a-leyhi vesellem şöyle buyurdu: "Alimlerin misali gökteki yıldızlar gibidir. Onlarla kara ve denizlerin karanlığında yol alınır. Yıldızların ışığı kaybolunca, yolda gidenlerin, yollarını şaşırmaları yakınlaşır." (Müsnedi Ahmed)
İzah: Hadisin maksadı şudur; Aralarında âlimler bulunmadığı zaman insanlar sapıtırlar.
Hz. Abdullah radıyallahu anh diyor ki: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki, "Kur'an'ı öğrenin ve insanlara öğretin. İlmi öğrenin ve insanlara öğretin. Farz olan hükümleri öğrenin ve insanlara öğretin. Çünkü ben dünyadan kaldırılacağım, ilim de yakında kaldırılacak... Hatta iki adam farz olan bir hüküm hakkında ihtilafa düşecekler, (ilmin azlığından dolayı) kendilerine farz hüküm hakkında doğru sözü söyleyecek bir şahıs bulamayacaklardır." (Beyhakî)