Hep geçmişi yâd ederken "Çanakkale'de olsaydım kesin Nene Hatun olurdum,ben de Mekke zamanına denk gelseydim Ebu Cehil'in yüzüne tükürürdüm"diyoruz. Diyoruz da ve cevabını veremediğimiz asıl soru şu;
- Peki bu asırdaki Ebu Cehillere karşı ne yapıyoruz ?
Sürekli kendimizi ispat edebilmek için toz- duman savaş-kan ortamında bir sahne arıyoruz, ancak şu an itibariyle zaten bir savaş sahnesinin ortasında olduğumuzu idrak edemiyoruz. Bugün kimyasallar, sentetikler, bilinçaltı, ritüeller,iklimler ,kıtlıklar ,faizler, cinsiyetsizler ve sayamadığımız daha nicesi başlı başına bir savaş cephesi değil midir? Daha ne arıyoruz ki? Nasıl bir ortam istiyoruz Rabbimize kendimize ispat edebilmek için?