O halde bilmemiz gerekir ki yaşadığımız her duygu o anlıktır. Kendimizi kötü hissettiğimiz duygu da anlıktır, iyilik hali de... Eğer bize kendimizi kötü hissettiren duyguları yönetebilir (onları iyi hisse dönüştürebilir) ve kendimizi iyi hissettiğimiz duyguları da doyasıya yaşamaya izin verirsek 'kendimizi gerçekleştirme' yolunda en büyük adımı atmış oluruz.
...hiçbir duygu sabit değildir, gelip geçicidir.
Duygularının farkında olmayan, onların insanı nasıl yönettiğini henüz görmeyen bir kişi, kendini kötü hissettiğinde organizmanın kendisinden beklediği saldırganca davranışı sergileyerek kendini savunmaya yönelir.
Farkındalığı yüksek olan kişi ise, gerek zihninde gerekse gerçek yaşamda olumsuz sinyaller aldığında, kendini kötü hissettiren duruma odaklanmaz, duygularına odaklanır. Bir olumsuzluk karşısında olumsuzluğu yok etmek için savunmaya girilmez, duygularının kendisini yönetmesine karşı direnç gösterir, duygularını yönetmeye çalışır. Eğer bunu becerebilirse, kendini adım adım güçlendirir. Bir süre sonra artık duyguları onu değil, o duygularını yönetmeye başlar.
Böylece kişi, çevresini değiştirmek yerine, kendini güçlendirmiş olur. Çevresinden gelen olumsuzluklar onun 'güçlü' duygularına tesir edemez hale gelir.