Kainat kitabını okumak, Cenab-ı Hakk’ın kurduğu düzenin işleyişini, tabiatın eşsiz ahengini temaşa etmek, bu ahenge katılmak imanı ve ahlakı olgunlaştırır. Bu sebeple Yunus Emre:
“Yaratılmışı severiz Yaradan’dan ötürü” diyor. Ve ardından Hucurat (13) Suresine atıf yapam dörtlüğünü söylüyor:
“Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Bu dünya kimseye kalmaz”
Burada kastolunan Allah korkusu ile Allah sevgisini aynı kalpte birleştirerek yaratılmış ne varsa her şeye sevgi ile yaklaşmanın doğuracağı ahlaktır.
İslamda imtiyazlı sınıfın olmadığı doğrudur ama seçkinler her zaman vardır; ilim be maneviyat (takva) seçkinliğin, havas olmanın ölçüsüdür. “Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu?” (Zümer Suresi) ayetinde eşitliği bozan, bazılarını “herkes” olmaktan çıkaran muhtemelen sadece kümülatif bilgi, malumat yoğunu değil, onunla birlikte irfan, anlayış ve takvadır.