...burada, benim içimde düşünceler doğup büyüyor, sonra adam oluyor ve yine içimde ölüyorlar. Kocaman bir mezarlığım ben, uçsuz bucaksız bir mezarlık, içimde benim fikirlerime ait bir sürü haç dikili...
Bir canlı varlık öldüğünde acaba ne ölüyor? Acaba sadece verilmiş olan zaman mı ölüyor? Şu an mı, bu bakış mı? Yoksa bu evren mi ölüyor ve güneş mi kararıyor? Başkası için mi ölüyor bizim geçmişimiz ve geleceğimiz? Bizim için sadece şimdiki zaman mı ölüyor? Yoksa biz başkası için ölüyor, kendimiz için var olmaya devam mı ediyoruz?
En gerçek yolculuk,kendi içine yolculuk etmektir.Bunun dışında her yolculuk,bir yanılsamadır.Ancak dikkat ettiğinde anlıyorsun ki,aslında kendi içine de yolculuk yapmıyorsun,sadece olduğun yerde duruyorsun ve evren senin içinde hareket ediyor.
Her şey, her şeyi hatırlatıyor bize. Cansız varlıklar bize canlı varlıkları hatırlatıyor. Soyut hisler belli objeleri çağrıştırıyor. Her şey birbirine karışıyor. Her şey kaosa doğru sürükleniyor...