Çok sıkıcı bir evren, Ne hogwarst var, ne gece sarayı ne ejderhalar, ne büyücüler, ne feyler, ne elfler, 1 tane hobit bile yok Sadece normal insanlar, faturalar, sorumluluklar ve stres...
Hepimiz şu anda modern dünyada yaşıyoruz, istediğimiz yere çok kısa bir süre içinde varıyoruz, bir kıtadan başka kıtaya birkaç gün içerisinde seyahat edebiliyoruz, yemek istediğimizde marketten alabiliyoruz, kışın sıcak, yazın serin evlerde oturuyor, sağlık problemimiz oluştuğunda en yakın sağlık yerine gidebiliyor, bu sayede uzun yıllar boyunca yaşayabiliyoruz. Bilim ve teknolojide çok hızlı ilerliyoruz, ayrıca birçok ülke arasında barış sağlandı. Bizler bu saydığım şeyleri insanlık tarihi boyunca yapabilen sadece %1'lik bir kesimi oluşturuyoruz. Peki insanlık bu gelişmişliğe nasıl geldi? Bizden önceki toplumların torunları, daha iyi, daha güvenilir bir yerde yaşaması için neler yaptı? İnsanlar hangi inançlara ve kişilere inandı? Kimler insanlık yaranına çalıştı kimler kendi gibi düşünmeyen insanları yok etmek istedi? Bu serimizde bunları öğreneceğiz... İnsanların ilk ortaya çıkışından günümüze kadar olan serüvenini anlatacağız. İlk Homo canlılar ve biz İlk Homo canlılar ve biz İlk homo cinsi canlılar günümüzden yaklaşık 2.8 milyon yıl önce Afrika'da ortaya çıktı. Homo, bizlerin yani modern insanın ve benzer türlerin geneline (hominid) verilen isimdir. Homo cinsi canlıların kafatasları primatlara göre daha geniştir. Kol ve bacakları dik durmaya uygundur. İlk olarak Afrika'da Homo gautengensis adlı canlı grupları varlığını gösterdi sonra genellikle ilk homo türü olarak kabul edilen Homo habilis oluştu daha sonra Homo erectus, Homo neanderthalensis, Homo floresiensis, Homo sapiens, Homo sapiens idaltu ve son olarak biz, yani Homo sapiens sapiens'ler oluştu. Homo erectus Homo erectus Günümüzden yaklaşık 1.8 milyon yıl önce dik duran Homo Erectus türü ortaya çıkmıştır. Bir bataklıkta yüz üstü halde bulunan Turkana Boy ismi verilen Homo erectus iskeleti, günümüze
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Doğrudur, Tecrübeyle Sabittir:)
Anaokulları dünyanın en güzel tarafına açılan kapısı gibi değil mi ya. İçeriye girince kendimi dünyadan soyutlanmış gibi hissediyorum.İçerisi miniklerle saf sevgiyle dolu.Dünyanın kötülüklerinden bir tane bulamazsın içeride. Üstelik hobit evi gibi her şey minicik💕bayılıyorum.
Şehrin Sarı Işıkları {Eylül Ayı Hikâye Etkinliği}
Siz hiç Trenlerin arkasına takıldınız mı? Tranvayların, kamyonların?.. Sapsarı ışıklar uzun bir çizgi gibi gözlerinizi kamaştırır. Rüzgâr saçlarımı ikiye böldüğünde hep annem ve babamla luna parktaymışım gibi hayâl ederim, hızlı trendeyim, çığlık atıyorum, bir el sıkıca tutuyor elimden....Kâğıt helvalar, pamuk şekerler...Şehrin sarı ışıkları, luna parkın ışıklarına benzemiyor mu abiler? Bu şehrin her köşesinde bir hikâye çamura bulanmıştır, sızıp kalmıştır anadın mı? Kimin bir dilim ekmeği varsa, üstüne alacak bir karton kutusu, işlem tamamdır abiler. İşte şurada yatan İstanbullu, anası babası zelzelede ölmüş, yurtlarda da tutunamayınca kaçmış buralara sığınmış.Biraz kirli çıkıdır, kesesini Allah bilir.Aklı sıra bir köfte arabası alacak, ölme eşşeğim ölme. Şu sayıklayan Hobit, gerçek ismini kendisi de bilmez, yaratılıştan küçük biraz, aklı kadar boyu uzamamış anadın mı...İyi çocuktur, lâkin biraz konuşkan, hele bir vukuat gördü mü, üç gün anlatır üstüne...Katar da katar... Kafa mı bırakır böylesi insanda abiler... Şu büzüşmüş yatan kibar ali, kimi bulsa derdini dinler, ciğerlidir de haaa, ne icab ederse...Vicdanlı olmak güzel şey be abim.Bir abisi var ara da sırada gelir görür bizi, elbise, ayakkabı getirir.Fabrikaya girmiş dediler, günahı boynuna... Şu sarı kafalı cino, pek hünerli kağıt toplamakta, biz günü yarılamadan o üç günlük hasılatla gelir, biraz çoktur gideri.Amma türküye bir asıldı mı, ağlatır vicdansız herkesi...Bir hayırsız babası var, hergün karakoldan çağırırlar. Bu mu onun babası? Babalık bu mudur abiler? Şu gariban da sulu göz arda, bakmayın isminin asortik olduğuna, Galatasaray aşığıdır kendisi, para toplar göndeririz aramızda, sahaya mahaya değil haa, bir kahvede sandalyeye ilişsin yeter, o kadar para ne gezer bizde abiler.Ama yemin olsun,
Tolkien
Hobit ve Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin yazarı J.R.R. Tolkien 1973 yılında öldüğünde ardında yarattığı fantastik “Orta Dünya” ile ilgili tam olarak bitiremediği bir sürü not ve hikaye parçası bıraktı. Oğlu Christopher Tolkien, babasının yazılarını biriktirmek ve düzenlemek için yoğun bir çaba gösterdi. O çabanın yeni bir ürünü, Gondolin’in Düşüşü adlı son derleme roman Ağustos ayında raflarda olacak. dunyahalleri.com/haftanin-ozeti-...