Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında
*
*
Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.
Unutmamak gerekir ki, bir kimse kendini nasıl gösterirse göstersin, onun gönül testisinde ne varsa, dışarıya dökülecek olan da odur. Çünkü nice aşk ve muhabbet ateşiyle dolu olduğundan bahsedilen testiler vardır ki, netice de gaflet suları akıtmışlardır.
Hz. Mevlana buyurur:
"Madem ki fakr, cömertlik kereminin aynasıdır; haberin olsun ki aynanın üzerine horlamak zararlıdır."
Yani, fakiri ve garibi red için ağızdan çıkacak her ses ve nefes, onun kalbini incitir. Sanki sathına ayna gibi kalp buğulanır. Parlaklık ve derinliği zayi olur. Cömertliğin keremini göstermez olur.
Hazreti Mevlânâ, yaşanmayan, irfâna dönüşmeyen bir ilmi şu şekilde ifade eder:
"Ameli olmayan hikmetli söz, ödünç alınmış süslü elbise gibidir; öyle bil!.."
Empirizmin etkisiyle insanı boş bir levha olarak tarif etmek, anne babayı da onu okumak gerçeğinden, satırlarını dilediğince yazmak telaşına getirmiştir. Oysa zaten yazılı olanı tekrar yazma telaşı, var olan yazıyı bozmakta ve o yazının gereğini ortaya koyma ihtimalini çocuğun elinden almaktadır.