"Bu ülkede millete tecavüz edip hayatlarını mahveden zihniyete bile müebbet verilmiyor. En fazla dört yıl, gerçi dört ay yatıp şartlı tahliyeyle dışarı salınıyorlar, o ayrı mesele. Adalete teslim etmek, sadece üç kelime. Anlamı yok. Eylem yok. Laf var, icraat yok. "
Siyah ve karanlık. Bir bütün olarak birbiriyle aynı görünseler de, derinlerde bir yerlerde temellerinin çok farklı işlenmiş olduğu barizdi. Siyah, el sürülmemişti. Karanlık ise kirliydi. Bütün renkleri karıştırdığınızda ortaya siyah çıkardı; siyah rengarenkti.
Kafasından bir kelime uydurdu 'azaphane'. Bir 'azaphane' de yaşayacaksın ve toplum buna aile diyecek. Bu 'azaphane' de çocuklar büyüyecek ve akıllı uslu, söz dinleyen çocuklar olacaklar. Artık Timur biliyordu: Kültür robotu aileler, kültür robotu bireyler üretiyorlar ve onlar yeniden kültür robotu aileler kurarlar. Toplum ailesiyle, okullarıyla, komşuluk ve iş ilişkileriyle kültür robotu üreten büyük bir imalathane gibi iş görür, bir açık hava hapishanesi gibi olur.
Bir ulusta demokrasi devrimle inşa edilemez. Demokrasi ancak her bir bireyin çabasıyla, gelişimiyle,evrimiyle inşa edilir. Binlerce aydının yıllarca sürecek gayreti ve bilinçli çabasıyla demokrasi gelişir ve kök salar.