Karatay mahzunlaştı. Mefkuresinin herkese ne kadar yabancı olduğunu gördükçe sanki kanı çekiliyor, ruhu soluyordu. Bir yardan düşmek üzere olan bir adam gibi alelacele tutunacak bir dal aradı. Sonra buldu, "Biz sana hakikati müjdeledik, sakın ümitsizlerden olma."* dedi.